−20 °C’de tek donma, demir mineralinin oluşum yolunu değiştirdi
Hakemli bir deneyde −20 santigrat derecede tek donma, ferrihidrit parçacıklarını geri döndürülemez biçimde birleştirdi ve aylar sonraki mineral yolunu değiştirdi. İki hakemli ince film çalışması da üretim koşullarının son ürünü nasıl belirlediğini gösteriyor: oksijen boşlukları ferroelektrik belleğin kristalleşmesini, çözücü seçimi ise açık havada basılan perovskit hücrenin kusurlarını ve verimini etkiledi. İşleme, bu malzemelerde yalnızca işlevden önce gelmiyor; işlevin parçasına dönüşüyor.
Bilim··Öğle
Buz, mineralin aylar sonraki yolunu seçti
Science'ta yayımlanan hakemli deneyde ferrihidrit −20 santigrat derecede bir kez donduruldu, ardından bir yıl suda yaşlandırıldı. İlk donma parçacıkları yaklaşık 30 kat büyüttü ve buz tanesi sınırlarının biçimini taşıyan mikrometre ölçekli pullara bastırdı. Dondurulmamış örnek götit oluşturdu; dondurulmuş örnekte götit çıkmadı ve hızlandırılmış yaşlandırmada hematit oluştu. Deney doğal donmuş toprak ya da buzul çökeli değildi, bu yüzden saha hızını ölçmüyor. Donmuş ve dondurulmamış örneklerin farklı mineral ürünleri vermesi, ilk donmanın parçacık yapısını değiştirerek dönüşüm yolunu etkilediği çıkarımını destekliyor; doğal ortamdaki sıcaklık döngüleri ve çökelti koşulları ise ayrıca sınanmalı.[1]
Daha az oksijen boşluğu kristalleşmeyi erkene çekti
Advanced Functional Materials'taki hakemli çalışma, atomik katman biriktirmeyle 10 nanometrelik hafniyum-zirkonyum oksit filmler üretti ve ozon dozuyla oksijen boşluğu derişimini ayarladı. Eş zamanlı X-ışını saçılması, boşluğu daha az filmlerin 30 santigrat derece daha düşük sıcaklıkta kristalleşmeye başladığını gösterdi; 400 santigrat derecelik adımın ardından çevrilebilir kutuplanmaları yaklaşık 11 kat yüksekti. Sonuç bir bellek ürününün ömür ya da yazma başarımı değil, ince filmdeki faz oluşumu ölçümü. Oksijen boşluğunu yalnız giderilecek bir kusur yerine üretim değişkeni olarak ele almak için deneysel dayanak sağlıyor.[2]
Ortak çözücü, basılı hücreyi alttan yukarı kurdu
Nature Photonics'taki hakemli makalede bütironitril, kurşun iyodür kümelerini dağıtıp öncü çözeltinin kalın baskılı filme işlemesini kolaylaştırdı. Böylece erken yüzey çekirdeklenmesi yerine alttan yukarı düzenli faz geçişi oluştu. Havada işlenen hücre yüzde 22,41 güç dönüşüm verimine ulaştı; bağımsız ölçüm yüzde 21,86 verdi. Aygıtlar hızlandırılmış ışık yaşlandırmasında 2.000 saat sonra ilk verimin yüzde 90,5'inden fazlasını korudu. Bunlar laboratuvar hücresi ve standartlaştırılmış yaşlandırma sonuçları; büyük modül üretimi ya da dış ortam ömrü henüz gösterilmiş değil.[3]