Uykudaki yavaş kalp ritmi, belleği pekiştiren beyin işaretini izliyor
Çok düşük frekanslı bir kalp hızı ritmi, farelerde ve insanlarda uyku iğcikleriyle sonraki hatırlamayla ilişkili noradrenalin etkinliğini izledi; böylece kafa derisi dışından okunabilen olası bir işaret sundu. Kendiliğinden birleşen bir nanogözenek, Parkinson hastalığıyla ilişkili saflaştırılmış alfa-sinüklein biçimlerini ayırdı. Zaman çözünürlüklü işlevsel MR ise duyguyu değişen bir tüm beyin ağı olarak betimledi. Bulgular ölçüm pencereleri açıyor, ancak klinik tanı ya da nedensel müdahale sunmuyor.
Bilim··Gece
Kalp ritmi, uykudaki bellek işaretine eşlik ediyor
eLife'ta yayımlanan hakemli çalışma, uykuda kalp hızındaki çok düşük frekanslı değişimin beynin başlıca noradrenalin kaynağı olan locus coeruleus etkinliğini yansıttığını bildiriyor. Noradrenalin dizgesi, belleği güçlendiren uyku iğciklerinin zamanlamasında rol oynuyor; farelerde ve insanlarda izlenen yavaş kalp ritmi de daha sonra ölçülen iğciğe bağlı bellek pekişmesiyle ilişkili çıktı. Çalışma, fizyolojik ritim ile sonraki hatırlama arasında bir bağıntı kuruyor ve ritmi değiştirmenin belleği değiştirdiğini göstermiyor. Olası belirtecin beyin yerine kalpten okunabilmesi, ilkece kafa derisine elektrot yerleştirmeden ölçüm yapılabilmesine kapı açıyor.[1]
Nanogözenek, alfa-sinüklein biçimlerini tek tek ayırıyor
Nature Nanotechnology'deki hakemli çalışma, pPorA peptidinin lipit zarında kendiliğinden birleşerek sekiz birimli sarmal nanogözenekler kurduğunu gösterdi. Doğal olmayan amino asitlerle yapılan değişiklikler, temel mimariyi bozmadan iyon iletkenliğini ayarladı. Ölçümler saflaştırılmış proteinlerle tek kanalda yapıldı ve klinik tanı başarısı sınanmadı. Daha geniş gözenekler, Parkinson hastalığında yığışan alfa-sinükleinin çeşitli biçimlerini saptadı; bunlar arasında kuyruğunun bir bölümü eksik olan ve hastalıkla ilişkilendirilen bir varyant da vardı. Proteinin yüklü baş ucunun gözenekte tutulması, karışık örnekteki biçimlerin tek tek ayrılmasını sağladı.[2]
Duygu haritası sabit bölgelerden değişen ağlara kayıyor
eLife'taki bir başka hakemli çalışma, duyguyu incelerken beyin etkinliğini tüm deney koşulu boyunca ortalamanın desenin zaman içinde nasıl yer değiştirdiğini gizleyebildiğini buldu. İşlevsel MR sinir hücrelerinin ateşlenmesini doğrudan ölçmek yerine kan akışını izlediği için bulgu, duyguyla ağ düzeni arasında bir ilişki tanımlıyor ve nedensel bir beyin yolu belirlemiyor. Araştırmacılar aynı taramaları zaman çözünürlüklü tüm beyin ağları olarak incelediğinde, duygusal deneyim sabit bir bölge yerine beynin zamanı işleme biçimini geniş ölçekli işlevsel mimarisiyle bağlayan değişken bir örgütlenmeyle ilişkilendi. Hareketli deseni okumak, hangi beyin yapılarının sürece katılıyor göründüğünü de değiştirdi.[3]