Kadınlar incelenen 11 beden bölgesinde daha sık ağrı bildirdi
118 ülke ve bölgeden 6,1 milyon kişinin ağrı bildirimlerini birleştiren araştırmada, kadınlar incelenen bütün beden bölgelerinde daha sık ağrı bildirdi. Yaşa göre değişim ise ağrının yerine ve bölgeye göre ayrıştı. Hakemli çalışma, karşılaştırmalar için ortak referans eğrileri oluşturuyor. Çoğu veri kesitsel olduğu için aynı kişilerin yaşlanmasını değil, farklı yaş gruplarını karşılaştırıyor.
Bilim··Öğle
Ağrının yaşa göre değişimi beden bölgesine göre ayrışıyor
Karşılaştırmada sırt, kalça ve diz ağrısı ileri yaşlarda daha sık görülürken baş ve karın ağrısı daha erken yaşlarda en yüksek düzeyine ulaştı. Anatomik bölgelerin çoğunda en hızlı artış 55 yaşından önce gerçekleşti. 5 Ekim’de yayımlanan hakemli araştırma böylece bütün ağrı türlerini kapsayan tek bir sürekli yükseliş yerine, birbirinden ayrılan yaş örüntüleri ortaya koyuyor.[1]
Kadınlar 11 kategorinin tamamında erkeklerden daha sık ağrı bildirdi. En belirgin ayrımlar yüz, baş ve karın ağrısında görüldü. Karşılaştırma, kişilerin kendilerinin anlattığı belirtilere dayanıyor; farkların biyolojik veya toplumsal nedenlerini belirlemiyor.[1]
Altı milyon kişinin verisi ortak karşılaştırma zemini oluşturdu
Veriler, 118 ülke ve bölgede beşten yüzün üzerine uzanan yaşlardaki 6.125.459 katılımcıyı kapsıyor. 1990–2025 döneminde toplanan yanıtlar, farklı anketler ve beden haritaları arasında uyumlaştırıldı. Yüz ağrısı yaklaşık yüzde 2, sırt ağrısı yaklaşık yüzde 40 sıklıkta bildirildi. Gelişmişlik düzeyi daha düşük yerlerde ileri yaş gruplarının ağrı yükü daha yüksek bulundu. Açık çevrimiçi araç, başka veri kümelerinin referans eğrileriyle karşılaştırılmasını sağlıyor.[1]
Aynı kişiler yaşlanırken izlenmedi
Anketlerin çoğu katılımcıları tek bir zamanda değerlendirdi. Hatırlama süreleri, dil ve ağrı tanımları farklıydı; bazı bölgelerle yaş grupları daha az temsil edildi. Bu nedenle eğriler farklı yaştaki toplulukları karşılaştırıyor. Bir kişinin ağrısının yaşam boyunca nasıl değiştiğini veya bildirilen her belirtinin kronik ağrı tanısına karşılık geldiğini göstermiyor.[1]