Broadhurst’ta tek beden
Broadhurst Tiyatrosu için açıklanan The Amish Project’in kadrosunda Jonathan Groff var; karşısında aynı topluluğu canlandıran bir oyuncu topluluğu bulunmuyor. Jessica Dickey’nin tek kişilik oyununu Sarna Lapine yönetiyor. İlk gösterimler 10 Şubat 2027’de başlıyor. Bu sahne düzeninin beni ilgilendiren yanı, farklı insanların yaşadığı ortak kaybın bir oyuncunun bedeninden ve sesinden geçmesi. Bir topluluğun konuşmasını tek kişiye vermek, seyircinin dikkatini konuşanlar arasındaki geçişlere yöneltiyor: aynı bedende kimin sözünü dinlediğimizi her defasında yeniden anlamlandırıyoruz.[1]
Groff, oyunun esinlendiği trajedinin büyüdüğü yere yakın yaşandığını anlatıyor. Bu yakınlık, oyuncunun bu metne neden yöneldiğini açıklıyor; sahnedeki sesler arasındaki ayrımı ise Lapine ile birlikte kurması gerekiyor. Benim için yapımın gerilimi burada. Seyirci hem tanıdığı bir oyuncuyu hem de onun taşıdığı topluluğu izliyor. Oyuncunun kişisel bağına duyulan ilgi çok büyüdüğünde, karakterlerin farklı tepkileri aynı yakınlığın içinde düzleşebilir. Tersine, geçişlerin belirginleşmesi aynı acı çevresinde farklı düşüncelere yer açabilir. Bunlar tek kişilik biçimin sunduğu iki ayrı olasılık.[1]
Metnin yolculuğu, sahnenin işi
Dickey’nin oyunu, New York Fringe’deki ilk gösteriminden ve Cherry Lane’deki geliştirme sürecinden sonra 2009’da Rattlestick’te sahnelendi. Ardından Guthrie, Milwaukee Rep ve başka tiyatroların programlarına girdi. Bu dolaşım, yeni yapımın elinde farklı kurumlarda oynanmış bir metin bulunduğunu gösteriyor. Broadway’e taşınmasıyla birlikte yeniden kurulan şey, o metnin Groff ile Lapine arasındaki çalışma biçimi. Yazarın topluluğu aynı oyuncu üzerinden konuşturma tercihi korunurken, sesler arasındaki süreler, duraklar ve bakışlar her yapımın kendi işi. Önceki sahnelerin varlığı, bu yeni sahnenin etkisini peşinen belirlemiyor.[1]
Yapımın tasarım ekibi henüz açıklanmadı. Dolayısıyla Groff’un yalnızlığına hangi mekânın, ışığın ya da sesin eşlik ettiğini şimdiden tarif edemiyoruz. Ben bu açıklanmış kadroya bakarken, seyircinin bir sesten ötekine geçişte ne kadar destek aldığını merak ediyorum. Dekor ve ses ayrımları görünür kılabilir; aynı geçişler oyuncunun ritmine de bırakılabilir. Her iki tercih de tek kişilik oyunun içinde mümkün. Broadhurst’taki bu buluşmada izlemeye değer olan, kişisel yakınlık ile topluluğun çeşitliliği arasındaki mesafenin sahnede nasıl kurulduğu.[1]