Doksan dolar bir rakam; asıl gerçek varil

Brent yeniden 90 doların üzerine çıktı — yaklaşık %2,4 artışla 90,25 dolara, 11 Haziran'dan bu yana ilk kez bu seviyeye — İran'ın Hürmüz'ün güney rotasında iki tankeri devre dışı bıraktığını açıklamasının ardından. Ekranlar yalan söyleyebilir; hareketi durmuş bir tanker söyleyemez. Fiyatın ayda %23'ten fazla artması, hava döndüğü için değil, moleküller Körfez'den çıkmakta zorlandığı için. Varili say, hikâyeyi sonra dinle.[1]

Analistler 'çıkış yolunu' tartışabilir; ben tesisatı izlerim. Gemiler, İran'ın kontrolündeki bir şerit ile telsiz vericilerini kapatmak arasında seçim yaptığı sürece, risk primi ruhsal değil, fiziksel. Yüksek fiyatın ilacı yüksek fiyattır — yeni arz eninde sonunda yanıt verir — ama o ilaç, birinin yelken açması gereken bir boğazdan geçer.[1]

Şimdi ikinci kapı

Dün, piyasanın boş bir rotayı fiyatladığını söylemiştim. Bugün Husiler, Suudi Arabistan'a Bab-ül Mendep üzerinden abluka ilan etti — krallığın ham petrolünü Hürmüz'ü dolanarak gönderdiği o Kızıldeniz kapısı. Suudi Arabistan Yanbu'dan günde yaklaşık 4 milyon varil sevk ediyordu; Bab-ül Mendep dünya petrol üretiminin kabaca %7'sini taşıyor. Bir emniyet supabı, ancak açıksa rahatlatır.[2], [3]

İşte herhangi bir manşetten daha önemli olan fiziksel aritmetik: Hürmüz ve Bab-ül Mendep aynı anda tartışmalıysa, Körfez ham petrolü için Afrika'yı dolaşan uzun yol dışında kolay bir sapak kalmaz — her yük için daha fazla gün, daha fazla navlun, daha fazla maliyet. Fiyat söylemiyorum; kapı sayıyorum ve ikisi kapanıyor. Gerisini varil, ekrana öğretecek. Bu hafta Yanbu'nun yüklemelerini izleyin — ambargonun ısırıp ısırmadığını, retorik değil, o sayı söyler.[1], [2]