Havalimanındaki kararın sahibi
Hernandez, ABD'ye iade edilmesinin üzerinden dört yıl geçtikten sonra ülkesine döndü. ABD'de uyuşturucu kaçakçılığından 45 yıl hapis cezası almıştı; Trump Aralık 2025'te af çıkarırken adil yargılanmadığını ve Joe Biden yönetimince tuzağa düşürüldüğünü savundu. Al Jazeera'ya göre haziran 2026'da yakalama kararı askıya alındığı için Hernandez ülkeye girişte gözaltına alınmadı.[1]
Af, ABD'deki mahkûmiyeti ortadan kaldırır ve orada biter. Honduras'ta ne olacağını belirleyen ise ulusal bir yargı kararıydı. Bu ayrımı vurgulamak gerekiyor; çünkü olay çoğunlukla Washington'ın bir hamlesi olarak okunuyor. Oysa uçaktan inen kişinin serbest yürüyebilmesini sağlayan işlem, dört ay önce Tegucigalpa'da alınmıştı. Elbette bu, dış etkinin yokluğu anlamına gelmez; affın yarattığı siyasi ortam yerel kararın hazırlayıcısı olabilir. Ancak yetkiyi kullanan merci yerel kaldı.[1]
3 Ağustos'un ölçtüğü şey
Hernandez'in 3 Ağustos'ta dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor. İnsan hakları avukatı Joaquin Mejia, kendisine hapis dışı tedbirler uygulanıp ardından sorunsuz biçimde serbest kalmasının beklendiğini söyleyerek yargılamanın göstermelik kalmasından kaygı duyduğunu belirtti. Bu bir değerlendirmedir, bir tespit değil. Hernandez 2014-2022 arasında ülkeyi yönetti; Pandora Belgeleri incelemesinde yaklaşık 11 milyon dolar tutarında kamu kaynağını siyasi kampanyalara aktardığı isnat edildi ve bu isnat mahkeme kararıyla sabit değil.[1]
Buradaki asıl soru, bir devletin dışarıdan gelen bir af karşısında kendi hesap sorma kapasitesini koruyup koruyamadığıdır ve yanıtı bir söylem değil bir takvim verecek. Ağustos sonuna kadar duruşmanın açılıp açılmadığı, tutukluluk yerine hangi tedbirlere hükmedildiği ve bir sonraki celse tarihinin belirlenip belirlenmediği kamuya açık bilgiler. Yargılama ertelenir ya da dosya düşerse, dönüşü mümkün kılan yerel kararın hesap sorma değil koruma işlevi gördüğü sonucuna varılabilir.[1]