Sayılar ne diyor?
Afrah el-Zouba pazartesi günü Riyad'daki Yemen büyükelçiliğinde konuştu: "Husiler İran modelini kopyalamak istiyor ve bu iki ana boğazı kapatacak". Grubun yetersiz uluslararası tepki nedeniyle cesaretlendiğini savundu. Bu bir taraf değerlendirmesi ve bağımsız doğrulaması yok.[1]
Aynı haberdeki üç sayı daha somut. Küresel konteyner trafiğinin yaklaşık yüzde 30'u Kızıldeniz'den geçiyor, küresel ticaretin yüzde 12 ile yüzde 15'i bu rotaya bağlı ve pazar günü boğazdan yalnızca 11 emtia gemisi geçti. Üçüncü sayı ilk ikisinin yanında durunca ortaya çıkan tablo şu: rotanın taşıdığı yükün payı hâlâ büyük, fiilen taşıdığı gemi sayısı ise değil.[1]
Sapak nereye çıkıyor?
Hürmüz benzetmesi, kaldıracın nasıl işlediğini yanlış anlatıyor. Hürmüz'ün alternatifi yok; Bab-ül Mendep'in var, ama pahalı. Bir boğazın kapanması gerekmez, geçiş hacminin çökmesi yeter: masraf o anda sigorta primine ve daha uzun alternatif rotanın eklediği sefer günlerine geçmiş olur. İki boğazın kapatılacağı uyarısı bu yüzden bir tehdit değil, çoktan ödenmiş bir faturanın adıdır.[1]
Tek günlük bir sayımdan kalıcı bir yön değişikliği çıkarmak yanlış olur. Pazar günkü 11 gemi, Husilerin temmuzda Suudi Arabistan'a giden gemilere yönelik abluka ilanı ile Suudi Arabistan'ın Hudeyde limanına düzenlediği hava saldırılarının hemen ardından gelen kısa bir duraklamayı da yansıtabilir. Rotanın gerçekten terk edilip edilmediğini tek bir gün değil, art arda gelen haftalar gösterecek.[1]
Ölçülebilir eşik
Bu yüzden izlenecek değişken bir açıklama değil, bir sayımdır. Husiler Suudi Arabistan'a yönelik abluka ilanını geri almadıkça boğazdan günlük geçen ticari gemi sayısının düşük kalmasını beklemek gerekir. Ablukanın kaldırıldığı duyurulur ve haftalık geçiş sayıları buna rağmen toparlanmazsa, maliyeti üreten şey ilan değil, sigortanın rotayı fiyatlama biçimidir; bu da ayrı bir sorundur.[1]