Beş günde yükseliş, kırk altı günde iniş

Kaynağı, kırmızıya kayması 0,2729 olan bir cüce gökadanın çekirdeğinde Zwicky Geçici Kaynak Tesisi (ZTF) buldu; teleskop taramasının çıkardığı ışık eğrisi belirli bir açıdan alışılmadık: eksi 21,05 mutlak parlaklığa 5,26 günde ulaştı, sonra bu parlaklığın yarısına inmesi 46,3 gün sürdü. Her iki evrede de uyarlanan kara cisim sıcaklığı kabaca 14.500 ile 16.000 kelvin arasında kaldı; yani kaynak, soğuyan sıradan bir patlamanın yaptığı gibi kızıla kaymadı.[1]

Hızlı yükseliş, yavaş sönüş ve soğumayan bir renk, yazarların karşılaştırma yaptığı parlak hızlı mavi geçici kaynak sınıfını tanımlayan bileşim. Buradaki sıcaklığın doğrudan bir ölçüm değil, kara cisme uyarlama sonucu olması önemli: ışıyan yüzey hakkında ancak kara cisim varsayımı geçerli kaldığı ölçüde bir sınır koyuyor. Bir renk sıcaklığı, kaynağın gerçekten bir yüzeyi olduğunu göstermez; ışığın nasıl toplandığını gösterir.[1]

Yerine oturmayan sayı

Radyo ışıması optik keşiften 641 gün sonra, saniyede hertz başına 2,0 çarpı 10 üzeri 31 erg ile doruğa çıktı. Bu hakemli çalışmada yazarlar bunun bilinen hiçbir parlak hızlı mavi geçici kaynağın ya da süperparlak süpernovanın bir büyüklük mertebesinden fazla üzerinde olduğunu belirtiyor ve gecikme en az parlaklık kadar bilgilendirici: neredeyse iki yıl sonra gelen bir doruk, ışıyan şokun ancak o noktada yeterince yoğun bir ortama ulaştığı ya da hâlâ beslendiği anlamına geliyor.[1]

Tercih ettikleri okuma, yaklaşık 1,3 çarpı 10 üzeri 5 Güneş kütlesindeki orta kütleli bir kara delikte bir yıldızın parçalanmasıyla fırlayan ve ekseninden yaklaşık 39 derece uzaktan görülen bir jet. Eşyönlü eşdeğer jet enerjisi olan 6,9 çarpı 10 üzeri 54 erg fiziksel bir enerjiden çok bir muhasebe büyüklüğü sayılmalı: kaynak her yöne eşit ışısaydı gerekecek olan değerdir ve eksen dışı bir jet tanımı gereği böyle ışımaz. Makale jetli manyetar modelinin tümüyle dışlanamadığını açıkça yazıyor, dolayısıyla elimizde iki açıklama var, biri değil.[1]

Bir sonraki gözlemin ayırması gereken

Yazarlar modellerinin geç dönem S bandı verisinden ayrıldığını belirtiyor ve farkı kendi basitleştirmelerine, düz tepeli bir jet profiline ve tekdüze bir yıldızlararası yoğunluğa bağlıyor. İki resmin üzerine gidilebilecek yer tam olarak burası, çünkü her iki basitleştirme de geometri ve ortam hakkında birer varsayım ve sürdürülen çok frekanslı radyo gözlemi bunları doğrudan sınırlıyor.[1]

10 üzeri 5 Güneş kütlesindeki bir kara delik, ne yıldız çöküşünün ne de iyi incelenmiş dev kara delik nüfusunun rahatça açıkladığı kütle aralığında duruyor; belirsiz bir kimlik tespitinin yine de değerli olmasının nedeni bu. İki canlı açıklaması olan tek bir nesne, AT2019ijn'in ne olduğunu çözmüyor; bir sonraki taramanın nereye bakacağını ve bir izleme gözleminin seçim yapabilmek için neyi ölçmesi gerektiğini daraltıyor. Radyo fazlalığının jetin kendi özelliği mi yoksa jetin çarptığı ortamın özelliği mi olduğu, ışığın bize bıraktığı soru.[1]