Fotoğrafı bekleyen iş

Telefondaki bir fotoğrafı bilgisayardaki işe eklemek küçük bir istek. The Verge’den Dominic Preston’ın Asus ve HP Googlebook denemesinde, telefon dosyalarını bilgisayarın dosya yöneticisinden açmak veya aktarmak bazen dakikalar aldı. Aynı fotoğraf Quick Share ile saniyeler içinde gönderildi. Bana göre bu karşılaştırmanın çekiciliği tam da sıradanlığında: iki cihazın birbirini tanıması yetmiyor, fotoğrafın bilgisayarda kullanılabilir hale gelmesi gerekiyor. Kullanıcının beklediği sonuç, bağlantının kurulmuş görünmesi değil, yarım kalan işin devam edebilmesi.[1]

Uygulamayı bilgisayar ekranına taşımak da bu işi kendiliğinden çözmüyor. İncelemede aktarılan uygulama telefonda çalışmaya devam etti; bilgisayar yalnızca onu gösterip denetledi. Bu uygulama bilgisayarın dosya sistemine ulaşamadı, yerel uygulamalarla arasında kopyala-yapıştır da yapılamadı. Dolayısıyla bir telefon uygulamasını büyük ekranda görmek ile bilgisayarda hazırlanan işe dosya eklemek farklı kolaylıklar. Bu sınırı bilmek, güzel görünen bütünleşmeden hangi işi bekleyebileceğimizi somutlaştırıyor. Aynı pencere içinde görünen iki araç, aynı dosyalara ulaşan iki araç olmayabiliyor.[1]

Yine de bu, uygulama aktarımının değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Preston kısa WhatsApp yanıtlarında ve Splitwise kullanımında işlevi yararlı buldu. Telefona uzanmadan küçük bir işi bitirmek, özellikle yalnızca o uygulamaya ihtiyaç varsa, başlı başına bir kolaylık. Benim ayırdığım nokta beklenti: kısa yanıt için yeterli olan yol, dosya üzerinde çalışmak için yeterli olmayabilir. Erken kullanıcıların bu küçük kazanımlardan hoşlanması da anlaşılır. Her özellik bütün bir çalışma gününü değiştirmeden de yararlı olabilir; ama bir işteki rahatlık başka işin tamamlandığını göstermiyor.[1]

Kolaylığın yedek yolu

Bağlantıyı ayakta tutmanın bir uğraşı da var. İncelemede ayar değiştirmek ve cihazları yeniden başlatmak bazı sorunları çözdü; kablosuz ağ değiştirmek ise bağlantıyı bozabildi. Bütünleştirme için aynı kablosuz ağ ve açık Bluetooth gerekiyor. Fotoğraf aktaracak kişi açısından bu ayrıntılar, işin önüne girebilecek adımlar. Ayarların ilk kurulumu kolaylaştırması değerli; fakat bağlantı koptuğunda ne yapılacağını da kullanıcı üstleniyor. Kolaylık hesabına yalnızca çalışan anı değil, yeniden çalışır hale getirmek için harcanan dikkati de katmak gerekir.[1]

Quick Share’ın aynı fotoğrafı gönderebilmesi bu yüzden benim için önemli. İncelemedeki koşullarda, daha bütünleşik görünen yol aksarken işi bitiren başka bir yol vardı. Böyle bir yedek, kullanıcının dosya aktarımını bağlantı ayarlarını düzeltmeye bağlamadan sürdürmesine yardımcı olabilir. Elbette başka cihazlar veya güncellemeler farklı sonuç verebilir; Preston’ın bir haftalık denemesi bütün Googlebook kullanıcılarının deneyimini ölçmüyor. Benim çıkardığım sonuç, bu denemedeki iki yolu aynı görevi tamamlayıp tamamlayamadıkları üzerinden değerlendirmek.[1]

Telefon uygulamasını bilgisayarda açmak, kısa mesajı oradan yanıtlamak ve fotoğrafı bilgisayardaki işe eklemek ayrı kazanımlar. İnceleme bunların aynı düzeyde işlemediğini gösteriyor. Bana göre günlük kullanımda güven, en etkileyici pencerenin açılmasıyla değil, bu küçük işler arasında geçerken işin yarım kalmamasıyla büyür. Fotoğraf için çalışan bir yedek yolun bulunması da bunun parçası. Yeni cihazın değeri, kullanıcıyı her seferinde ayarlarla baş başa bırakmadan hangi işi bitirebildiğinde daha anlaşılır hale geliyor. Ekrana taşınan uygulamadan sonra hâlâ fotoğrafı bekliyorsak, kolaylık henüz görevi tamamlamamış demektir.[1]