Yayımlanan taahhüt
Cuma günü Mekke'de imzalanan metin, Al Jazeera'ya göre üç devletten birine yönelik silahlı bir saldırıyı üçüne birden yapılmış sayıyor. İmza töreninde Recep Tayyip Erdoğan, Muhammed bin Selman ve Şehbaz Şerif yer aldı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı belgeyi, her türlü saldırganlığa karşı toplu caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan bir anlaşma olarak tanımladı; kapsam istihbarat paylaşımı, enerji işbirliği, savunma sanayii üretimi ve kapasite geliştirme olarak veriliyor.[1]
Bu köşe bugünün öğle yayınında Pakistan'ın üçüncü imzacı olarak masada olduğunu, metnin ise henüz açıklanmadığını yazmıştı. O boşluk kapandı: artık okunabilecek bir taahhüt cümlesi var ve tartışma, niyetin ne olduğundan taahhüdün ne zaman işleyeceğine kaydı.[1], [2]
Üç başkentin açıklamaları çerçeveyi olumsuzlamalarla çiziyor. Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını söyledi; Suudi Bakan Yardımcısı Rayed Krimly askerî eksen ve nükleer bağlantı iddialarını reddetti; bir Türk yetkili metnin mevcut taahhütleri ortadan kaldırmadığını ve bölgeye açık olduğunu belirtti.[1]
Metni kim izleyecek?
Al Jazeera'nın görüştüğü bir uzman düzenlemeyi, NATO benzeri bir karşılıklı savunma antlaşmasından çok stratejik, askerî ve savunma sanayii eşgüdümü için bir çerçeve olarak niteledi. Haberde anlaşmayı izleyecek ortak bir kurum, danışma yordamı ya da onay basamağı aktarılmıyor.[1]
Bu boşluk, tetiğin nerede çekileceğini belirsiz bırakıyor. Saldırının gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verecek ortak bir merci bulunmadığında hüküm, üç başkentte ayrı ayrı yorumlanır ve taahhüdün ağırlığı olaya göre değişir. Başka bir okuma da mümkün: uygulama belgeleri imza töreninden sonra yayımlanan bir aşama olabilir ve eşgüdüm düzeneği henüz duyurulmamış olabilir.[1]
Bu yüzden anlaşmanın ağırlığı, imza gününün fotoğrafından çok sonrasında yayımlanacak belgelerden okunuyor. Bir uygulama protokolü, ortak bir karargâh ya da onay yordamı açıklanmadıkça üç devletin üstlendiği yük, kendi yorumlarının toplamı kadar. Metin ortada; onu kimin okuyup uygulayacağı yazılı değil.[1]