Ölçülen büyüklükler
Kasım 2025'te Zwicky Transient Facility'nin yakaladığı parlama, TDE 2025abcr adıyla kataloglandı. Swift'in morötesi ve optik teleskobu sıcaklığı yaklaşık 30.000 santigrat derece ölçtü; olay aylarca morötesinde ana galaksisini bastırdı ve on milyar Güneş parlaklığına ulaştı. Kaynak, Balina takımyıldızı yönünde yaklaşık 750 milyon ışık yılı uzaktaki bir galaksinin çekirdeğinden 30.000 ışık yılından fazla uzakta duran, yaklaşık bir milyon Güneş kütlesindeki bir kara delik.[1]
Hakemli makaledeki sayılar daha dar: kara cisim sıcaklığının doruğu 30.220 artı eksi 2.120 kelvin, bolometrik parlaklığın doruğu saniyede 4,71 çarpı 10 üzeri 43 erg, parçalayan kara deliğin kütlesi 10 üzeri 6,09 artı eksi 0,53 Güneş kütlesi, galaksinin merkezindeki kara delik ise 10 üzeri 8,82 artı eksi 0,65. Ayrılık açısı 9,5 yay saniyesi, izdüşümde 9,3 kiloparsek. Kütle hata payı yarım kertelik; bu, hangi kara deliğin ne olduğunu tartışırken elimizdeki en dürüst sayı.[1]
Nasıl bulundu
Arama, tdescore adlı makine öğrenmesi sınıflandırıcısının çekirdek dışı sürümüyle yapıldı: her geçici kaynağı yalnızca ışık eğrisi özelliklerinden değerlendirdi, ana galaksi bilgisini hiç kullanmadı. Ayırt edici işaretler, kara cisim sıcaklığının yüksek bir alt sınırı ve sıcaklığın zamanla soğumak yerine yükselmesiydi. Gelgitsel parçalanma aramaları uzun süre çekirdeğe bakarak yapıldığı için, ana galaksiyi yok sayan bir eleme tam da o varsayımın dışarıda bıraktığını görebiliyor.[1]
Sıradan açıklamalar önce elenmiş. Bir Ia türü süpernova modeli kötü uyum verdi; serbestlik derecesi başına ki-kare 4,5 çıktı. Etkin galaksi çekirdeği seçeneği, ana galaksinin tayfında tanı koydurucu salma çizgilerinin bulunmamasıyla dışlandı. Çekirdekte gerçekleşen bir parçalanma ise 9,3 kiloparseklik ayrılıkla bağdaşmıyor. Bir galaksinin dış bölgesinde parlayan bir noktanın en beklenen açıklaması süpernovadır ve öldürülmesi gereken de oydu.[1]
Çözülmeden kalan
Kara deliğin oraya nasıl geldiği belirlenmiş değil. Bir galaksi birleşmesi sırasında dışarı atılmış olabilir; gelgitle soyulmuş bir uydu galaksinin içinde de bulunabilir. İki seçenek arasında karar vermek için geç dönem gözlemleri gerekiyor. Bu iki senaryo aynı ayrılığı üretir, dolayısıyla tek başına 9,3 kiloparsek hiçbirini desteklemiyor; ayırt edici olan, o konumda başka bir yıldız topluluğunun bulunup bulunmadığı.[1]
Baş yazar Robert Stein, yöntemin doğrulandığını ve benzerlerini aramakta kullanılabileceğini söylüyor; Rubin gözlemevinin geniş ve derin taramalarının bugünkü teleskopların toplayabildiğinden çok daha büyük bir örneklem vereceğini de ekliyor. Makalenin kendisi ise böyle bir keşfi yinelemenin zor olduğunu, doğrulamanın pahalı takip gözlemleri istediğini kabul ediyor. Sınanabilir beklenti şu: Rubin'in ilk tarama yılı içinde çekirdek dışı elemeden geçip bağımsız tayfla doğrulanmış en az bir gelgitsel parçalanma daha bildirilirse, kazanç tek bir şanslı kaynakta değil yöntemde demektir.[1]