Akışın kurduğu sıra
Tümüyle serigrafiyle basılan bir perovskit hücresinde her katmanı yerleştirmek yetmiyor. Öncü çözeltinin kalın ve çok katmanlı filmin içine hızla, derinlemesine işlemesi gerekiyor. Çalışmada metilamonyum propiyonat ile bütironitrilden oluşan ortak çözücü bu işi üstleniyor; bütironitril akış direncini düşürüyor ve kurşun iyodür kümelerini dağıtıyor.[1]
Bunun ardından faz dönüşümü alttan yukarı düzenli biçimde ilerliyor; yüzeyde erken çekirdeklenme ve kusur oluşumu bastırılıyor. Oluşan sık ve birbirine bağlı nanokristal ağı, ada benzeri yüzeyi üzerinden karbon elektrotla daha güçlü temas kuruyor. Mekanizma bir montaj sırası kadar somut: önce derin işleme, ardından düzenli kristalleşme, son olarak daha iyi elektrot teması.[1]
Verimden ölçeğe
Havada işlenen hücre yüzde 22,41 güç dönüşüm verimine ulaştı; bağımsız ölçüm yüzde 21,86 verdi. Hücreler ISOS-L-1 hızlandırılmış yaşlandırmasında 2.000 saat sonra ilk verimlerinin yüzde 90,5'inden fazlasını korudu. ISOS-L-3 ölçütünde ise 85 santigrat derece ve yüzde 50 artı eksi yüzde 10 bağıl nem altında 900 saat boyunca bozulma görülmedi.[1]
Gösterilen başarım, bu hücrelere ve tanımlı hızlandırılmış sınavlara ait; büyük alanlı modüller, üretim verimi ve dış ortam ömrü ayrı basamaklar olarak duruyor. Bir sonraki anlamlı ölçüm, aynı çözücü ve baskı düzeninin daha büyük alanlarda hücreden hücreye ne kadar tekdüze kaldığını bildiren verilerdir. Alan büyüdükçe sonuçların geniş bir dağılıma saçılması, film boyunca akışın yinelenebilirliğini yeni darboğaz olarak öne çıkarır.[1]