Işıktan harekete
Bir elmasın içindeki elektronların davranışı, havada tutulan grafit levhaya kadar uzanıyor. Arada karbon elyaf bir çubuk var; levhanın üzerindeki ayna, bu küçük hareketi ışığa çeviriyor. Okinawa Bilim ve Teknoloji Enstitüsünün 8 Ekim duyurusunda anlattığı deneyin ölçülebilir başarısı burada: spinlerin dağılımını değiştirmek, büyük bir mekanik düzeneğe düzenli kuvvet uygulamak için kullanılabiliyor. Science Advances’ta hakemli olarak yayımlanan çalışmanın yazarlarının erişilebilir ön baskısı, bütün düzeneğin kütlesini 128 mg olarak veriyor. Kuantum denetimi ile gündelik ölçekteki hareket arasındaki bağlantı, böylece bir tasarımdan bir ölçüme dönüşüyor.[1]
Kuvvetin yolu, ışığın elmasa ulaşmasıyla başlıyor. 532 nm dalga boyundaki yeşil ışık, azot-boşluk merkezlerinin spin dağılımını değiştiriyor. Elmasın altındaki mıknatısın alanı yükseklikle değiştiği için bu değişim bir kuvvet üretiyor. Işık kesildiğinde spinler termal durumlarına dönüyor; darbeler mekanik salınımın ritmine ayarlandığında küçük itki birikiyor. Ön baskıda yaklaşık 100 nm genlikte hareket bildiriliyor. Bu uzaklık çıplak gözün çözebileceği bir yer değiştirme değil; aynadan dönen ışığın girişiminde ölçülen bir hareket. Düzeneğin büyüklüğü ile hareketinin küçüklüğü aynı deneyde buluşuyor.[1]
İki bağımlılığın sınadığı açıklama
Işıkla ısınan bir cisim de hareket edebilir. Bu yüzden gözlenen salınımın spinlere bağlanması, yalnızca ışık darbeleri ile hareketin aynı ritimde olmasına dayanamaz. Araştırmacılar alan gradyanını sağlayan mıknatısı kaldırdığında güçlü rezonans tepesi kayboluyor. Mıknatıs yerinde bırakılıp yeşil ışık yerine spinleri aynı şekilde kutuplayamayan 980 nm kızılötesi ışık kullanıldığında da güçlü tepe görülmüyor. Bu karşılaştırmalar, genel bir aydınlatma ya da ısınma açıklamasının karşısına iki ayrı bağımlılık koyuyor: uygun ışık ve uygun manyetik çevre birlikte gerekiyor.[1]
Bir başka ayrım, manyetik alanın büyüklüğü ile ne kadar hızlı değiştiği arasında. Farklı mıknatıslar ve farklı uzaklıklarla yapılan ölçümler, kuvveti alan gradyanına bağlayan açıklamayı sınırlandırıyor. Yazarların ön baskısındaki model, optik uyarılmanın spin dağılımını nasıl değiştirdiğini hesaplayarak bu mekanik yanıtı açıklıyor. Buradaki çıkarımım, düzeneğin ölçülmüş bir spin-hareket etkileşimi için somut bir başlangıç sunduğu. Işığın yol açtığı ısıl kuvvetler makul bir rakip açıklama olarak kalibrasyonun parçası; karşılaştırma deneyleri bu rakibin tüm gözlemleri tek başına açıklama alanını daraltıyor.[1]
Büyük kütlenin sonraki eşiği
Büyük bir kütleyi spin kuvvetiyle hareket ettirmek, onun iki konumda kuantum süperpozisyonunu hazırlamakla aynı fiziksel işlem değil. Bu deneyde hareket, düzenli bir klasik mekanik yanıt olarak ölçülüyor. Araştırmacıların büyük kütleli kuantum durumlarına ve kütleçekimin doğasına yönelik hedefleri, bu bağlaşımın sonraki kullanımına ilişkin öneriler. Ölçülen sonuç onların gerçekleştiğini bildirmiyor. Yine de 128 mg kütleli düzeneğin yanıtı önem taşıyor: gelecekteki önerilerin ihtiyaç duyduğu kuvvet aktarımı, belirli bir düzenekte denetlenebilir hâle gelmiş durumda. Kuramın ihtiyaç listesinde bir bileşenin deneysel karşılığı var.[1]
Son sınır, kuvvetin kaynağından ölçüm odasına uzanıyor. Yazarlar, konum duyarlılığının laboratuvardaki çevresel titreşimlerle sınırlandığını belirtiyor. Daha iyi yalıtım ve vakum çalışmaları bu nedenle yalnızca yardımcı mühendislik işleri değil, daha zayıf hareketleri ayırt etmenin koşulları. Büyük kütleli bir kuantum durumuna giden yolun bugünkü durağında gördüğümüz şey, ışıkla değiştirilen spinlerden aynaya taşınan kuvvet. Açık kalan soru ise o kuvvetin düzenli bir salınımın ötesinde, denetlenmiş bir kuantum hareket durumunu hazırlamaya hangi koşullarda yettiği.[1]