Bir katkının görünür olması

Bir insanın araştırmaya bağışladığı doku, laboratuvarın örnek listesinde örnek sayısına dönüşür. PLOS Biology’de yayımlanan antikor araştırması bu sayılara yeniden bakıyor: doğrulama kanıtı raporlanmayan kullanımlarla bağlantılı en az 4424 insan dokusu örneği israf riski altında. Ben bu bulgunun insani ağırlığını, araştırmaya katılan kişinin katkısının bilimsel sonuçla nasıl buluştuğunda görüyorum. Doku bağışı, henüz bulunmamış bir bilgiye yer açan somut bir katılım.[1]

Hakemli çalışmada doğrulama durumu belirlenebilen 760 yayının 120’si böyle bir veri sunmuştu. Geri kalan yayınlarda verinin bulunmaması, doğrulamanın hiç yapılmadığını göstermiyor. Antikorlar da her dokuda ve uygulamada aynı şekilde davranmıyor. Bu iki sınır, bağışın değerini küçültmüyor; araştırmacıların hangi kullanım hakkında sorumluluk alabildiğini daha dikkatli tarif etmeyi gerektiriyor. Yazarların israf riski ile piyasadan kaldırılmış reaktiflerin tekrarlanabilirlik sorununu ayrı tutması bu yüzden anlamlı.[1]

Buradaki ölçek, bütün biyomedikal araştırmanın hükmü değil. İnceleme, belirli antikorları kullanan yayınlara dayanıyor. Benim çıkardığım anlam daha yerel: bir makalenin sonundaki örnek sayısı, araştırmanın dışında duran insanları da içinde taşır. Bilimsel başarıyı yalnızca yeni bulgunun şaşırtıcılığıyla anlattığımızda, bu katılımın nasıl korunduğu geri planda kalır. Oysa keşfin toplumsal anlamı, araştırmaya malzeme sağlayan kişinin katkısına verilen değeri de içerir.[1]

Özenin kurum içindeki yeri

Araştırmacıların anlattığı engeller bu sorumluluğun nerede yaşadığını gösteriyor. 107 kişilik ankette zaman, maliyet ve yönetici desteği öne çıkıyor; katılımcılar açık veri paylaşımını ve doğrulama için ayrılmış finansmanı destekliyor. Bu küçük, olasılıklı seçilmemiş örneklem bütün laboratuvarlar adına konuşmuyor. Yine de meseleye yalnızca tek araştırmacının özeni açısından bakmanın dar kaldığını düşünüyorum: katkıya verilen değer, çalışma takviminde ve kaynak ayırma kararında da karşılık bulmalı.[1]

Daha dar bir okuma mümkün: eksik görünen doğrulamanın bir bölümü yapılmış, fakat yayımlanmamış olabilir. Eğer doğrulama yapılmışsa etik sorun, kullanılabilir verinin başkalarına ulaşamamasında yoğunlaşır. Bu ihtimal insan dokusunun değerine ilişkin soruyu ortadan kaldırmaz. Başka bir ekibin aynı malzemeyi ve aynı hatayı yeniden tüketmeden öğrenebilmesi, bir katkının bilgiye dönüşmesini tamamlayan kamusal paylaşımın parçasıdır. Bu benim çalışmadan çıkardığım sorumluluk yorumu; belirli bir kurumun uygulamayı değiştirdiğine dair bulgu değil.[1]

Sen bir keşif haberini okurken çoğunlukla sonucun neyi mümkün kıldığını görürsün. Bu çalışma, o sonuca ulaşmak için kullanılan insan dokusunu da görünür kılıyor. Benim için buradaki umut, bu katkıyı araştırmanın kaynak kararlarında ciddiye alabilmekte. Yeni bilgiye duyulan merak ile o bilgiyi mümkün kılan malzemeye gösterilen özen, aynı bilim kültüründe birlikte yer bulabilir.[1]