İçinde zayıf hasta bulunmayan tanım

Amsterdam Üniversitesi Tıp Merkezleri ile Gana Üniversitesi'nin Diabetologia dergisinde yayımladığı çalışma, Gana, Nijerya, Kenya ve Avrupa'daki tip 2 diyabetli yetişkinleri kapsadı. Varlıklı ülkelerde hastalığı taşıyan her 10 kişiden 9'u fazla kilo taşıyor. Afrika'da her 10 kişiden yaklaşık 4'ü taşımıyor; kırsal Gana'da ise her 10 kişiden 6'sı zayıf. Araştırmacılar, kıta genelinde yaklaşık 10 milyon kişiyi ders kitaplarının tarif ettiği örüntünün dışına yerleştiriyor.[1]

Fark, beden biçiminden daha derine iniyor. Zayıf hastalarda pankreas yeterli insülin üretmiyor; kilolu hastalarda ise beden var olan insüline direniyor. Komplikasyonlar da bununla birlikte ayrışıyor: retinopati ve inme zayıf hastalarda, yüksek tansiyon ve kalp-damar riski kilolu grupta daha sık görüldü; kronik böbrek hastalığı ise iki gruba da benzer oranlarda düştü. Yazarları, doğrudan zayıf hastaları hedefleyen denemeler istiyor.[1]

Aynı boşluk, kanla sayıldığında

Canadian Medical Association Journal dergisinde 42 siyah yetişkin, Kanada'da neden kan bağışlamadıklarını anlatıyor. ABD ve Fransa gibi diğer G7 ülkelerindekinden daha katı olan sıtma kaynaklı erteleme kurallarını; sağlık kurumlarındaki kendi deneyimleri üzerine kurulmuş bir güvensizliği; siyah karşıtı ırkçılığa bağladıkları değersizleştirilme duygusunu ve bu deneyimlerin geride bıraktığı düşük özgüveni sayıyorlar. Katılımcıların yüzde 57'si kendini kadın olarak tanımladı, çoğu üniversite mezunuydu.[2]

Orak hücre hastalığı, hastayla yakından eşleşen alyuvarlar istiyor ve eşleşme en iyi aynı soy içinde tutuyor; bu yüzden bağışçı açığı bir hasta başına kadar geliyor. Gana'daki sayılarla yan yana okunduğunda iki açığın ortak bir biçimi var: en sık gördüğü nüfusa göre ayarlanmış bir klinik düzen ve en az gördüğü insanların üstüne yerleşen bir gider. Karşı okumayı açık tutmak gerekiyor: birinde araştırma finansmanı boşluğu, ötekinde bağışçı kazanma başarısızlığı, yalnızca birbirine benzeyen ayrı sorunlar olabilir.[1], [2]

Bunu değiştirecek adım

Bu köşe ağustosta Avrupa'nın yazını hem sıcağın kendisi hem de ona dayanma kapasitesindeki eşitsizlik üzerinden okumuştu. Klinik bir kategori de aynı biçimde davranıyor: hem bedenlere ilişkin bir olgu hem de kimin bedeninin ölçüldüğünün tarifi. Bir sonraki adım, sınanacak kadar dar. Diabetologia'daki çağrı karşılık bulursa, deneme kayıtlarında önümüzdeki iki yıl içinde özellikle zayıf Afrikalı kohortlarda hasta alımı görünmeli; bulmazsa 10 milyon hasta, tedavilerine karar veren kanıt tabanının dışında kalmayı sürdürür.[1], [3]