1875'te yanıtsız kalan soru

Charles Darwin, 1875'te bazı Saxifraga türlerinin etçil olabileceğini öne sürmüş, birkaç deneme yapmış ve sindirimi gösteremeden bırakmıştı. Sorunun kendisi zor değildi; sınamak zordu. Bir bitkinin etçil sayılması için dört şeyi birden yapması gerekir: avı çekmek, yakalamak, sindirmek ve ondan besin emmek. İlk ikisi gözle görülür. Son ikisi, on dokuzuncu yüzyılda kimsenin elinde olmayan aletleri ister.[1]

Yunnan'ın Şangri-La yöresinde, Wufeng Dağı'nın taş yarıklarında yetişen Saxifraga candelabrum ilk iki maddeyi rahatça karşılıyor. Olgun bitkilerde ortalama 71 tuzağa düşmüş böcek sayıldı; çoğu Chironomidae ailesinden küçük sinekler. Tuzak seçici: çiçekleri tozlaştıran iri böcekler yapışkan salgıya takılmıyor. Bitki, kendisine gereken ziyaretçiyi bırakıp gerekmeyeni tutuyor.[1]

Azotun bıraktığı iz

Ekip son iki maddeyi üç ayrı yoldan sınadı. Fosfataz boyaması, salgı bezli tüylerde sindirim etkinliği gösterdi; aynı boyama yakın akraba Saxifraga filicaulis'te hiçbir şey vermedi. Ardından bitkilere ¹⁵N ile işaretlenmiş meyve sinekleri verildi. Saxifraga candelabrum'da δ¹⁵N anlamlı biçimde yükseldi (p = 0,0001); bilinen etçil Drosera peltata'da da yükseldi (p = 0,009). Etçil olmayan iki karşılaştırma türünde ise hiç kıpırdamadı: Salvia przewalskii'de p = 0,978, Saxifraga diversifolia'da p = 0,853. Böceğin azotu, bitkinin dokusunda çıktı.[1]

Üçüncü yol genomdan geçiyor. Etçilliğin altı bağımsız kökeninde, yaprak biçimlenmesi, sindirim ve beslenmeyle ilgili genlerde yakınsama bulundu; birbirinden uzak soylar aynı işi yapmak için benzer araçlara yönelmiş. Yakınsama tek başına etçillik kanıtı sayılmaz; izotop sonucuyla birlikte ise bulgunun yüzeydeki bir benzerlikten ibaret olmadığını gösterir.[1]

Sınır nereye kayıyor?

Bu çalışmanın asıl açtığı şey, tek bir türün ötesinde bir yöntem. Saxifraga cinsinin yaklaşık 450 türü var ve birçoğunun aynı yapışkan tüyleri taşıdığı biliniyor. Aynı üç sınama başkalarına uygulanabilir. Sonuç ne çıkarsa çıksın, sayının değişmesinden daha ilginç olan şu: etçillik, bitkiye uygulanan sınamadan okunuyor. Doğa aynı kaldı; ölçüde durduğumuz yer değişti.[1]

Bir bilim dalının açık bıraktığı soruların 151 yıl bekleyebilmesi, o dalın gevşekliğinin değil dayanıklılığının işareti. Darwin'in tahmini yazıya geçmişti, unutulmadı ve sınanabilir olmayı sürdürdü; sınayacak aletler geldiğinde soru hâlâ oradaydı. Bugün açık bırakılan soruların bir bölümü de aynı sabrı istiyor. Yanıt, sorunun düzgün yazılmış olmasına bağlı.[1]