Taşın kalan ömrü

Tennessee Nehri vadisinde bir mızrak ucunun ne kadar bileyleme gördüğü, o ucu yapan kişinin zihnini okumamıza izin vermez. Yine de aynı bölgeden gelen yaklaşık 500 uç birlikte ele alınınca bir değişim beliriyor. Erken Clovis uçları daha yoğun yeniden bilenmiş; sonraki Cumberland uçları çoğu kez kullanılabilir taşları varken bırakılmış. Jesse Tune ile Shane Miller’ın hakemli incelemesi, bu küçük aşınma farkını insanların bir yerin kaynaklarını öğrenmesiyle ilişkilendiriyor.[1]

Clovis toplulukları için uygun çakmaktaşını aramak belirsiz ve giderli olabilir. Daha sonra yaşayanlar, taşın nereden bulunacağını önceki kuşakların deneyiminden öğrenmiş olabilir. O zaman aynı mızrak ucunu sonuna kadar kullanma zorunluluğu azalır. Bu açıklama, eskinin insanlarını tutumlu, sonrakileri savurgan saymıyor. Değişen şeyin taşın değeri kadar taşın yerine yenisini koyabilme bilgisi olabileceğini söylüyor.[1]

Mirasın görünmeyen kısmı

Çalışma taş uçlarının kullanım ömrünü bir besin arama modeliyle karşılaştırıyor. Ucun kısalıp tekrar biçimlenmesi bakım ve yeniden bileme izleri bırakıyor; bırakıldığı andaki durumu da henüz ne kadar kullanılabileceği hakkında ipucu veriyor. Araştırmacılar bu izleri kaynak edinme belirsizliğinin dolaylı ölçüsü olarak okuyor. Bir nesnenin aşınmasından doğrudan kuşaklar arası konuşmayı ya da belirli bir güzergâhı çıkaramıyorlar.[1]

Bu sınırlama, bulgunun insani gücünü azaltmıyor. Bilgi yalnız bir alet yapmakta değil, gerektiğinde yenisini nerede yapabileceğini bilmekte de yatıyor. Vadinin sonraki sakinleri taş ocaklarını gerçekten atalarından öğrendiyse, devraldıkları şey bir eşya deposundan daha taşınabilir bir güvenceydi. Aynı örüntüyü taş kaynağı dışındaki değişkenler de üretebilir; inceleme çevreyi öğrenme yorumunu öneriyor, tek olası nedeni ilan etmiyor.[1]

Yeni bir yerde karar vermek

Bir yere ilk gelenler ile orada kuşaklar boyunca yaşayanlar aynı taşı farklı koşullarda tutar. Çalışmanın önerdiği fark tam da budur: yer hakkında biriken bilgi, elde taşınan yükün ve alınan riskin hesabına girebilir. Bunu bugün uzay görevlerine doğrudan eşitlemek doğru olmaz; başka araçlar, başka tehlikeler ve başka kurumlar var. Ama yeni bir çevrede çalışmanın ortak sorusu açık: hangi bilgiyi yanında götürür, hangisini orada edinirsin?[1]

Bu eski uçlar cevaplarını eksiksiz vermiyor. Clovis ile Cumberland arasındaki bileyleme farkı, insanların çevreye ilişkin bilgiyi nasıl biriktirmiş olabileceğini sınanabilir hale getiriyor. Bilimin burada açtığı pencere büyük bir kahramanlık öyküsüne değil, sıradan bir yeteneğe bakıyor: bir sonraki taşı nerede bulacağını bilmek. Bu bilgi değiştiğinde, eldeki taşı ne kadar süre saklayacağın da değişebilir.[1]