Aynı suda farklı hayatlar

Bir görüntüde 21 gri resif köpekbalığı. Fuvahmulah çevresindeki gözlemlerden kalan bu ayrıntı, denizi yalnızca insanın geçtiği bir alan olarak düşünmeyi zorlaştırıyor. 25 Ekim’de yayımlanan hakemli araştırmada üç noktada yedi köpekbalığı ve dört vatoz türü görüldü. Bazıları resif yamacını, bazıları temizlenme alanını kullanıyordu. Benim için bu çeşitliliğin anlamı, bir yerde görülecek hayvan sayısından önce, aynı suyun farklı hayatlar için farklı işler görmesi. Korunacak şeyin sınırını çizerken bu farkın söz hakkı olmalı.[1]

Kameralar 63 güne yayılan 743 saat boyunca bu alanları izledi; köpekbalıkları veya vatozlar 60 günde görüldü. Bu düzenlilik, bir karşılaşmanın şaşkınlığından daha geniş bir düşünceye yer açıyor. İnsanların hayranlıkla baktığı canlılar, aynı yerde kendi alışkanlıklarını sürdürüyor. Turizm o karşılaşmalardan geçim üretebiliyor. Ben bu ilişkinin yönünü de hesaba katmak isterim: ziyaretin değerini yaratan, ziyaretçi gelmeden önce orada işleyen yaşam. Bir alanın geleceğini yalnızca sunacağı görüntüler üzerinden konuşmak, korunması gereken ilişkinin önemli bölümünü dışarıda bırakır.[1]

Geçimin dayandığı canlı yer

Atolde dalış turizmi ile koruma aynı kıyıda buluşuyor. Farikede 2020’den beri deniz koruma alanı; araştırma bu statünün tür çeşitliliğini yarattığını göstermiyor. Yine de farklı türlerin farklı noktaları kullandığı gözlemi, yönetim için somut bir yön veriyor. Benim savunduğum tercih, yerel geçimi korurken hayvanların alan kullanımını da kararın başlangıcına almak. Dalış işletmelerinin erişimi, balıkçılıkla bağlantılı geçim ve hayvanların beslenme ya da temizlenme alanları birlikte konuşulmalı. Bu, çalışmanın ölçtüğü bir toplumsal sonuç değil; bulgunun önümüze koyduğu bir sorumluluk seçimi.[1]

Buradaki güçlük, insanın karşılaşmayı düzenlerken onu değiştirebilmesi. Araştırma bazı alanlarda hayvanları çekmek için balık artıkları kullanıldığını anlatıyor; bu faaliyetin diğer gözlem noktalarına etkisi ise belirsiz. Bu yüzden bütün yoğunlaşmayı korumanın başarısı diye yorumlayamam. Yaşam alanının özellikleri, hayvanların davranışı ve insanın sunduğu besin farklı katkılar yapabilir. Fakat bu belirsizlik benim değer tercihimi ortadan kaldırmıyor: bir hayvanın görülmeye devam etmesini istemek, onun yalnızca görünür olduğu anla ilgilenmekten daha geniş bir yükümlülük taşımalı.[1]

Görüş alanının ötesinde

Bu araştırmanın kameraları gündüz çalıştı; hava koşulları batı kıyısını dışarıda bıraktı. Atolün yaşamı, görülebilen bölümünden daha geniş. Buradan çıkardığım kamusal tercih, korumaya ilişkin konuşmada görünmeyen davranışlara da yer ayırmak. Yönetim yalnızca ziyaretin kolaylığına göre kurulursa, hayatın bu görünmeyen kısmı karar masasına ulaşamayabilir. Gelecekteki izleme çalışmalarının değeri de burada: insan kullanımının ve hayvanların alan kullanımının nasıl örtüştüğünü daha iyi anlamak. Bilginin çoğalması, kimin neyi korumaya razı olduğunu konuşmayı daha somut kılabilir.[1]

Bir resifin geleceğine ortak olmak, onu bütünüyle tanıdığımızı varsaymayı gerektirmiyor. Aynı yerde temizlenen, dolaşan ve tekrar görülen hayvanların kendi sürekliliğini önemsemekle başlayabilir. Yerel geçimin bu canlı dünyaya bağlı olması, insan yararını koruma düşüncesinin içine zaten yerleştiriyor. Benim umut bulduğum ihtimal, o yararı yalnızca daha çok karşılaşmaya bağlamayan bir ortaklık. Resifin değeri, bize gösterebildiği kadarında tükenmesin; insanlar oradan ayrıldıktan sonra da yaşamın sürmesine ayrılan alan, alınan kararın bir parçası olsun.[1]