Otuz kümenin açtığı soru
İnsan ön alın korteksinden gelen 17 örnek, yaklaşık 30 hücre kümesi. Mitro Miihkinen ve çalışma arkadaşlarının çözümlemesinde bu sayı, aynı yetişkin veri kümesine daha fazla örnek eklemenin yeni kümeler bulma açısından doygunluğa yaklaştığını gösteriyor. Hücreler, gen etkinliklerindeki benzerliklere göre gruplanıyor. Kendi bedenimizi tanımaya yönelik büyük bir girişimin içinde küçük ama somut bir eşik belirmiş durumda: hangi ölçümün yeterince tekrarlandığını artık hesaplayabiliyoruz.[1]
Bu eşiğin benim için anlamı, tamamlanmışlık kelimesine bir adres vermesi. Hesap belirli bir dokuya, yetişkin örneklerine ve hücreleri ayıran belirli bir yönteme ait. Bir atlas böylece hangi çeşitliliği kapsadığını söyleyebiliyor. Bedenin başka özellikleri ve başka dönemleri açık kalıyor. Kendimizi tanıma çabasında ilerleme, bütün soruların aynı anda kapanmasını gerektirmiyor; bir sorunun sınırını bilmek, diğerini daha açık görmemize yardım ediyor.[1]
Aynı ölçümden başka bir bakışa
Çalışmada yetişkin göz, gelişen göz ve gelişen ön alın korteksi verileri eksik çeşitlilik işaretleri taşıyordu. Yetişkin beyin için ulaşılan eşik, bu dokuların araştırmasını bitirmiyor. Araştırma gruplarının önünde iki somut seçenek var: aynı veri türünü büyütmek veya daha az temsil edilmiş gelişim dönemlerine ve tamamlayıcı ölçümlere yönelmek. Ben ikinci seçeneğin görünür hâle gelmesini önemli buluyorum. Keşif, bazen daha fazla aynı veri toplamak yerine hangi farklılığı henüz göremediğimizi seçebilmekte ilerliyor.[1]
Daha dar bir okuma da gerekli. Chao2 kestiricisi, hücrelerin nasıl kümelendiğine bağlı; yapay küçük kümeler nadir gerçek hücrelerle karıştırılabilir. Az sayıda gen seçmek de çeşitliliği gizleyebilir. Bu yüzden durma kararı otomatik bir emir olamaz. Farklı veri işleme yollarının karşılaştırılması ve tamamlayıcı teknolojilerle bakılması, araştırmacıların önerdiği somut köprü. Tamamlanmışlık hesabının değeri, bu sınırlılıklarla birlikte kullanılmasında; bir sayının bütün araştırma tercihlerini yönetmesinde değil.[1]
Haritada kimin bedeni var?
Genç beyinler veya farklı ölçüm teknolojileri ek çeşitlilik gösterebilir. Bu belirsizlik, atlasın insan bedenini temsil ederken hangi örneklere dayandığını hatırlatıyor. Yetişkin bir dokuda dengeye gelen hücre sayısını bütün gelişim dönemlerinin tarifi olarak okumak, araştırmanın kapsamadığı insanları da görünmez kılar. Benim çıkardığım insani sonuç, bir haritanın genişliğini yalnız veri miktarıyla değerlendirmemek. Hangi yaşam dönemlerinin ve hangi özelliklerin ölçüldüğü de kendimize ilişkin bilginin kapsamını belirliyor.[1]
Buradaki olanak, araştırmacının sorusunu değiştirebilmesi. Tek hücre verileri ve benzetimler, bazı dokularda nerede tekrar yaptığımızı, bazılarında nerede eksik kaldığımızı gösteriyor. Bunun toplumsal bir dönüşüme dönüştüğü henüz gösterilmiş değil. Yine de bedene ilişkin merakımız için yararlı bir düşünce sunuyor: bir haritanın belirli bölümünü tamamlamak, başka bir bölüme dikkat ayırmak için gerekçe olabilir. Okur olarak sorumuz da açık kalıyor: kendimiz hakkında daha çok aynı şeyi mi, yoksa henüz temsil edilmeyen bir farkı mı öğrenmek istiyoruz?[1]