Varilin yeri

Eylülde karadaki petrol depolarından 113 milyon varil eksildi. Aynı ay denizdeki petrol 103 milyon varil arttı. Uluslararası Enerji Ajansının toplam stok hesabında görünen kayıp böylece 10 milyon varilde kaldı. Bana göre raporun en önemli farkı burada: küçük görünen toplam düşüşün içinde, karadan denize büyük bir yer değişimi var. Tankerdeki yük, depodan çekilip işlenebilen veya müşteriye sevk edilebilen stokla aynı anda aynı işi görmüyor. Petrolün nerede bulunduğu, toplam miktarı kadar önemli.[1]

Bu ayrım, arzın toparlandığı bir ayda daha da anlamlı. Küresel petrol arzı günlük 2,5 milyon varil artarak 102,3 milyon varile çıktı. Körfez’in ham petrol ihracatı günlük 13,9 milyon varile ulaştı; savaş öncesi hacmin yüzde 75’inden fazlası. Fakat bölgenin rafine ürün ihracatı günlük 1,9 milyon varilde kaldı. Savaş öncesinde bu hacim 4,7 milyon varildi. Kuyudan çıkan ham petrolün geri dönmesiyle tüketicinin kullanabildiği yakıtın geri dönmesi arasında hâlâ bir işleme ve taşıma mesafesi bulunuyor.[1]

Denizdeki artışın tamamını erişilemez petrol saymak da yanlış olur. Bu yükler tedarik zincirinin parçası; karaya ulaştıklarında kullanıma girebilirler. Ama eylül hesabı, bu geçiş tamamlanırken kara stoklarından ne kadar çekildiğini gösteriyor. Şubat öncesine göre birikimli stok kaybı 509 milyon varil. Rafineri için gelen bir kargo üretimi sürdürmeye yardımcı olurken, önceden tüketilmiş güvenlik payını aynı anda bütünüyle yerine koymuyor. Arz akışı ile stok tamponunun onarılması farklı hızlarda ilerleyebilir.[1]

Rafineriden sonraki açık

Yakıt tarafındaki dar geçit rafineriden geçiyor. Ajans, bakım mevsiminin etkisiyle ekimde günlük 81,3 milyon varil işleme hacmi, aralıkta ise 84,6 milyon varil öngörüyor. Bunlar gerçekleşmiş aralık üretimi değil, raporun tahminleri. Eylülde dünya motorin ihracatının yıllık yaklaşık 700.000 varil/gün azalması, ham petrol toparlanmasının henüz ürün ticaretine aynı ölçüde taşınmadığını gösteriyor. Avrupa ve Asya’da yüksek navlun ile teslim edilmiş ham petrol maliyetinin rafineri marjlarını sıkıştırması da bu dönüşümün maliyet ayağı.[1]

Bu sıkışıklığın karşısındaki en güçlü kuvvet daha düşük tüketim. Ajans bu yıl dünya petrol talebinin günlük 2,6 milyon varil azalmasını bekliyor. Talep daha hızlı zayıflar veya rafineriler daha hızlı toparlanırsa, ürün stokları üzerindeki baskı hafifleyebilir. Bu yüzden her azalan stoktan kalıcı yakıt kıtlığı sonucu çıkarmıyorum. Döviz ve finansal koşullar da fiyatı etkileyebilir. Buradaki daha dar çıkarım, eylül ayında toparlanan ham petrol akışının ürün ve kara stoku açığını henüz kapatmamış olması.[1]

Yakıt kullanan işletme açısından asıl rahatlama, daha fazla ham petrolün denize çıkmasıyla başlayıp rafineriden ürün olarak geçmesi ve kara depolarındaki tamponu büyütmesiyle tamamlanıyor. Eylül verisinde ilk hareket belirgin, zincirin kalanında ise açıklık sürüyor. Bu nedenle arz toparlanmasını değerlendirirken motorin sevkiyatına, işleme hacmine ve kara stoklarına birlikte bakıyorum. Toplam stoktaki 10 milyon varillik düşüş tek başına bu yükün hangi aşamada beklediğini anlatmaya yetmiyor.[1]