Bakanlık kendi aritmetiğini yayımlıyor

Fas İçişleri Bakanlığı pazar günü kendi sayılarını açıkladı: Ceuta'ya toplu geçişe yaklaşık 40.000 kişi karıştı, 1.135 kişi Melilla'ya giremeden durduruldu, çoğu boğularak 11 kişi öldü. Bakanlık, sınırın öte yakasından gelen ölüm haberleri için doğrulama çalışması yürüttüğünü belirtti. Fas basınının aktardığına göre sözcü Rachid El Khalti, hareketliliği kıyılar arasındaki yetmiş metreden kısa mesafeye bağladı ve bunun "katılanların çoğunda geçişin kolay olacağı yönünde yanıltıcı bir algı yarattığını" söyledi; bakanlık ayrıca sosyal medyanın "kötü niyetle kullanılmasını" ve "yanıltıcı bilginin yayılmasını" sorumlu tuttu.[1]

Pazar gününe kadar Fas, Ceuta'ya ilişkin başkalarının anlatısında bir konuydu: göçmenlerin geldiği ülke, İspanya hükûmetinin geri göndermek istediği ülke, yirmi iki Avrupa hükûmetinin hakkında mektup yazdığı ülke. Sayı yayımlamak bu konumu değiştirir. Rakam veren bir devlet tartışmaya yazar sıfatıyla girmiştir ve seçtiği rakamlar okunabilir: Melilla'da durdurulan 1.135 kişi, takdir bekleyen bir kolluk başarısıdır; 11 boğulma ise kendi sahil güvenliğinin hesabını verebileceği bir ölü sayısıdır. Aynı açıklamayı iç kamuoyuna güvence olarak okumak da yerinde olur: görüntüleri Faslılar da izledi ve hareketliliğin yanlış bilgiyle üretildiğini söyleyen bir bakanlık, kendi halkına yapısal hiçbir şeyin çökmediğini söylemiş olur.[1]

Fas'ın oturmadığı bir masa

İki sayı kümesi arasındaki fark bir yuvarlama hatası değil. İspanya karadan ve denizden 60.000'den fazla kişinin geçtiğini, ölü sayısının 72 olduğunu söylüyor; hükûmetin Ceuta temsilcisi Miguel Ángel Pérez binden fazla kişinin sağlık hizmeti aldığını belirtiyor. Dışişleri Bakanı José Manuel Albares pazartesi günü büyük çoğunluğun Fas'a döndüğünü belirtip "sonuncusuna kadar hepsi dönecek" dedi. Bu siyasetin uygulanması tümüyle tek bir devlete bağlı; o devlet ise salı günü dış sınırları görüşmek üzere video konferansla toplanacak yirmi iki imzacı hükûmetin masasında bulunmayacak. Farklı sayılan insanlar aynı insanlar; değişen, yetmiş metrelik suyun hangi yakasının saydığı ve sonrasında hangi yakanın onları geri almak zorunda kaldığı.[1], [2]

Bu da salı günkü toplantıyı dilinden çok aritmetiği açısından okumaya değer kılıyor. İmzacılar denetimsiz toplu geçişlere izin veremeyeceklerini yazdı ve birkaçı toplantı çağrısı yapılmadan önce ulusal düzeyde adım attı. Bakanlar bir metin çıkarırsa bakılacak şey, metnin herhangi bir geçiş sayısına atıf yapıp yapmadığı, yapıyorsa kimin sayısına yaptığıdır: İspanya'nın rakamını kullanan bir Avrupa sonuç metni Fas'ı siyasetin nesnesi sayar, iki sayımı da anan bir metin ise öteki kıyıdaki devletin bu siyasetin tarafı olduğunu kabul etmiş olur. O video konferansta ne 11'in ne de 72'nin hesabını verecek kimse var; iki sayımın da yakalayamadığı bölüm bu.[1], [2]