İki seri, iki ayrı hikâye
Avustralya İstatistik Bürosu'nun aylık göstergesine göre haziranda tüm gruplar tüketici fiyat artışı yıllık yüzde 3,8 düzeyine indi; mayısta yüzde 4,0 ölçülmüştü. Aylık değişim hem ham hem mevsimsellikten arındırılmış seride yüzde 0,1 azalış oldu. Budanmış ortalama ise yüzde 3,6 düzeyinde kaldı ve hiç kıpırdamadı.[1]
Bu iki serinin ayrışması tesadüf değildir. Budanmış ortalama, dağılımın iki ucundaki en oynak kalemleri kesip atarak hesaplanır. Manşeti aşağı çeken kalemler tam da budanan uçlarda yer alıyorsa, manşetteki düşüş sürecin kendisi hakkında budanmış ortalamanın söylediğinden fazlasını söylemez. Haziran verisinde durum budur.[1]
Faturayı kim taşıyor
Yıllık artışa en büyük katkı yüzde 6,8 ile konut grubundan geldi ve bu oran mayıstaki yüzde 6,5 düzeyinin üzerinde. Grubun içinde konut elektriği yıllık yüzde 22,4 arttı; yeni konutlar yüzde 5,8, kiralar yüzde 3,6 yükseldi. Gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 3,3 düzeyinde kaldı. Hizmet fiyatları yüzde 4,0, mal fiyatları yüzde 3,5 arttı.[1]
Elektrik, kira ve konut inşa maliyeti hane bütçesinde ikame edilmesi en zor kalemlerdir. Bu üçünün hızlandığı bir bileşimde artış, harcamayı erteleyerek değil, başka kalemleri kısarak ya da borçlanarak karşılanır. Politika faizinin çalıştığı kanal ise talebi erteletmek üzerine kuruludur. Yani bu bileşimdeki bir fiyat artışı, faizin en zayıf tuttuğu yerden geçer.[1]
Rakip açıklama ve sınanabilir eşik
Bu okumanın rakibi var ve zayıf da değil. Hizmetlerdeki yüzde 4,0 artış, mal fiyatlarındaki yüzde 3,5 artışın üstünde. Hizmet fiyatları ücret maliyetine mal fiyatlarından daha duyarlıdır ve bu fark, maliyet şokunun ücret üzerinden bir sürece dönüşmeye başladığı okumasıyla da uyumludur. Tek bir aylık yayın, idari fiyat kanalı ile ücret kanalını birbirinden ayıramaz; bunun için ücret ve birim işgücü maliyeti serilerine bakmak gerekir.[1]
Eşik şöyle konabilir. Eylül ayı yayınına kadar budanmış ortalama yüzde 3,5 ve üzerinde kalır ve konut grubu yüzde 6 düzeyinin üzerinde seyrederse, manşetteki gerileme bileşim etkisidir ve altta yatan süreçte bir değişikliği göstermez. Budanmış ortalama aynı dönemde yüzde 3,5 altına inerse, bu okuma zayıflar ve düşüşün budanan uçlarla sınırlı kalmadığı kabul edilmelidir.[1]