Bir kampın iki anlatısı

Mali ordusu, pazar günü San'daki alayın kampına düzenlenen saldırıyı püskürttüğünü ve yaklaşık 40 militanı öldürdüğünü açıkladı. Garnizon komutanı Yarbay El Oumrani bunu bir videoda dile getirdi; halkı tetikte olmaya çağırdı ve kampın ordunun gözetiminde kaldığını vurguladı. Aynı açıklama, askerlerinin geçici olarak geri çekilmek zorunda kaldığını da kabul ediyor.[1]

Saldırıyı üstlenen ve el-Kaide'ye bağlı JNIM, savaşçılarının kışlanın denetimini ele geçirdiğini öne sürüyor. Fransız yayın kuruluşu RFI'nin aktardığı görgü tanıkları, saldırının yerel saatle 05:00 sularında başladığını ve yaklaşık iki saat sürdüğünü, saldırganların motosikletle ve yaya geldiğini, bir bölümünün ordu üniforması giydiğini anlatıyor. Tanıklardan biri militanların ayrılmadan önce kampı uzun süre elinde tuttuğunu söyledi. AFP, güvenlik ve yerel kaynaklara dayanarak en az 10 askerin öldüğünü ve kampın kısa süre el değiştirdiğini bildirdi.[1]

Ordu, ulusal yayıncı ORTM'ye saldırganların insansız hava araçları, ağır makineli tüfekler ve zırhlı araçlarla alanın çevre güvenliğini aştığını da söyledi. Zırhlı araçla ve insansız hava aracıyla gelen bir kuvvet sürekli bir saldırıyı tarif eder; bu tablo, kasabayı yatıştırmak için verilen mesajla pek bağdaşmıyor.[1]

2020'deki tercihin verdiği söz

Darbenin ardından Mali'nin Fransız askerî yardımını reddetmesi, gerçek seçenekler arasından yapılmış bir tercihti ve Bamako bunu açıkça yaptı: Fransız kuvvetleri gitti, yerini Rusya'ya bıraktı. Darbe kısmen güvenlik durumunu düzeltmedeki başarısızlık yüzünden yapılmıştı; dolayısıyla yeni yöneliş açık bir başarı ölçütüyle geldi. Yabancı konuşlanmanın veremediğini vermesi bekleniyordu.[1]

Bu sözle ölçüldüğünde harita yanlış yöne kaydı. Ülkenin kuzeyinin ve doğusunun büyük bölümü 2012'den bu yana hükümetin denetimi dışında. Nisanda cihatçılarla kuzeydeki ayrılıkçı Azawad Kurtuluş Cephesi'nin ittifakı, General Assimi Goita'nın askerî yönetimini devirmek için ülke genelinde eşgüdümlü saldırılar düzenledi; Savunma Bakanı Sadio Camara, Bamako yakınlarındaki konutuna yönelik intihar saldırısı görünümündeki kamyon bombalamasında öldürüldü. JNIM o günden bu yana operasyonlarını çeşitlendirip orta ve güney Mali'yi de hedef almaya başladı.[1]

Bu güneye doğru hareketin içinde San duruyor ve denetim iddiası orada sınanıyor. Güvenlik savıyla iktidara gelen bir yönetim, iki saat süren bir saldırıya komutanının videosuyla karşılık verdi; kendi can kaybına ilişkin bir sayı açıklanmadı. Daha yalın bir okuma da elde tutulmalı: tetikte olmaya çağırdığı halka seslenen bir garnizon komutanının sakinlik yayma nedenleri, denetim dengesiyle ilgisiz olabilir; ordu kayıp verdiğini zaten bildirdi, yalnızca sayı vermedi.[1]

Bunu ne netleştirir?

Denetlenmesi kolay bir gösterge var. Mali makamları San'da ölen askerlerin kendi sayımını 2026 Eylül'ünün sonuna kadar açıklarsa, devlet çarpışmanın anlatısına sayılarla itiraz etmiş olacak. O tarihe kadar elde yalnızca AFP'nin güvenlik ve yerel kaynaklara dayandırdığı sayı kalırsa, hükümetin denetim iddiası büyük ölçüde anlatıya dayanacak.[1]

Daha geniş soru, Mali'de devletin varlığı adına kimin konuştuğu. San'da bunu videoda konuşan bir alay komutanı yaptı; normalde yanıt verecek savunma bakanlığı ise nisanda bakanını yitirdi. Kasaba sakinleri güvence sözünü garnizondan duydu, oysa RFI'ye anlattıkları çatışma kamptan 200 ila 300 metrelik bir uzaklıkta geçmişti.[1]