Kıyıda gelecek bir gözlemciye yer açmak

North Foreland’da 53.310 penguen yuvası. Bu sayının her bir birimi, Antarktika’nın kıyısında bir üreme girişimine karşılık geliyor. Katarzyna Fudala ve çalışma arkadaşlarının hakemli araştırması, King George Adası’nda insansız hava araçlarıyla çekilmiş görüntülerden böyle bir büyüklüğü görünür kılıyor. Çene bantlı penguenlerin yoğunluğu insanın dikkatini hemen çekiyor. Beni daha uzun süre durduran şey ise bu kuşlara yıllar sonra bakacak bir araştırmacıya ne bırakılacağı: toplamın yanında, kıyının görüntüsü ve yuvanın yeri.[1]

Araştırma 2022/23–2025/26 üreme mevsimlerinden görüntüleri bir araya getiriyor. North Foreland’da penguenler ve güney dev fırtına kuşları, Cape Melville’de karabataklar öne çıkıyor. Bu mekânsal ayrıntı gelecekte sorulacak sorulara bir adres veriyor. Koruma çalışması yürüten kişi, sonraki sayımını nereye ve hangi üreme evresine yerleştireceğine buradan başlayabilir. Benim bu bulgudan çıkardığım toplumsal anlam, bilmenin devamını başka insanların eline bırakabilmekte yatıyor. Bugünkü ekibin emeği, kendisinden sonra gelecek bir ekibin sorusuna da alan açıyor.[1]

Eski sayımlarla bugünkü büyük sayı arasında kolayca bir iyileşme hikâyesi kurulabilirdi. Fakat tarihsel gözlemlerin kapsadığı kıyı parçaları, yapıldığı mevsim ve saydığı şey farklı. Birinde yetişkin kuş, diğerinde etkin yuva varsa aradaki farkın bir bölümü tanımdan doğar. Bu yüzden bu araştırma uzun dönemli artış ya da azalış hesaplamıyor. Korumanın geleceği açısından bu sınırın insani bir ağırlığı var: kuşların iyiye gittiğini duymak isteyen herkesin beklentisi, bir sonraki sayımın yerine geçemez.[1]

Bir sayıdan sonra ne bırakılır?

Görüntülerde ayrı gözlemcilerin işaretlediği yuvaların korunması, bu devamlılık için somut bir tercih. İnsanların aynı toplamda buluşması, her yuvayı aynı görmesi demek değil. Araştırmacılar konumları da karşılaştırarak bu ayrımı ele aldı. Gelecekteki kullanıcı böylece sadece sonuçla karşılaşmayacak; aynı kıyıya başka bir soruyla bakabilme olanağı bulacak. Bu olanağın değerini, bugünkü yoruma katılmak zorunda olmayan bir insanı düşününce daha iyi anlıyorum. Bilimsel ortaklık, o kişinin henüz bilinmeyen sorusuna da yer ayırabilir.[1]

Bu paylaşımın tamamlandığını varsaymak için erken. Makalenin veri erişim açıklaması, ayrılmış veri bağlantısının yayım sırasında etkinleşmesini öngörüyor; görüntüleri herkesin kullanabildiği bir arşiv olarak hazır bulduğumuzu söylemiyor. Dolayısıyla burada ortak bir yeteneğe dönüşmüş olanla, dönüşmesi için hâlâ bir adım gereken şeyi ayırmak gerekiyor. Görüntülerin yöntem bilgileri ve ayrı işaretlemelerle erişilebilir kalması, koruma kurumlarının bu imkânı kullanabilmesinin somut koşulu. Paylaşma niyetinin toplumsal karşılığı, bir başkasının gerçekten çalışmaya başlayabilmesine bağlı.[1]

Daha dar bir okuma da mümkün: bu, uzak bir kıyının yeni kuş envanteri; kurumların davranışını değiştirdiği gösterilmiş değil. O dar okuma, bu çalışmaya duyduğum ilgiyi azaltmıyor. Yeterince dikkatli yapılmış bir sayımın ardından gelen seçim küçük ve anlaşılır: sonraki insanın yalnızca toplamı devralması mı, gördüğümüz kıyıya yeniden bakabilmesi mi? Antarktika’daki bu yuvaların geleceğine ilişkin kararlar verecek insanların elinde, karşılaştırılabilir yeni gözlemler ve erişilebilir görüntüler bulunmasını istemek için bir kurtuluş hikâyesine ihtiyacımız yok.[1]