Kazançtan önce gelen iş
IBM Institute for Business Value ile Oxford Economics, 1.500 insan kaynakları yöneticisi ve 8.800 çalışanı kapsayan iki araştırma yaptı. Yöneticilerin yüzde 80’i yapay zekânın önerilerini doğrulama, hataları düzeltme, bağlam sağlama ve istisnaları yönetme işini büyüttüğünü söyledi. Çalışanların yüzde 42’si ise yapay zekânın iş yükünü artırdığını ya da yaptıkları işin görünmez kaldığını bildirdi.[1]
Bu görevler otomasyonun çevresinde kalan küçük ayrıntılar değil; aracın günlük işte güvenle kullanılmasını sağlayan denetim emeği. Çalışanların yüzde 43’ü yapay zekâ hata yaptığında sorumluluğun kendilerine kaldığını, insan kaynakları yöneticilerinin yüzde 41’i ise çalışanların çıktıya itiraz ederken kendilerini güvende hissetmeyebileceğini söyledi. Yetki ile sorumluluk iki ayrı eldeyse, hız kazancı çalışanın omzuna yeni bir hata yükü bindiriyor.[1]
İtiraz yetkisi verimlilik hesabını değiştiriyor
İnsan kaynakları bir kararın insanda kalıp kalmayacağı konusunda ortak sorumluluk taşıdığında çalışanların yüzde 76’sı yapay zekâ önerisini sorgularken ya da geçersiz kılarken kendini güvende hissettiğini bildirdi. İnsan kaynaklarının yalnızca danışman olduğu kurumlarda bu oran yüzde 43’tü. Bu ilişki tek başına neden-sonuç kanıtlamıyor; yine de iş tasarımında söz hakkının ölçülebilir bir ayrım yarattığını gösteriyor.[1]
Şirketlerin verimliliği yalnızca daha hızlı biten işlerle ölçmesi doğrulama, düzeltme ve istisna yönetimini hesabın dışında bırakıyor. Bu görevlerin süresi, kimlere dağıtıldığı ve itirazın performans değerlendirmesinde bedel yaratıp yaratmadığı açıklanmalı. Araştırma algıları ölçüyor; gerçek çalışma saatlerini ölçmediği için yükün büyüklüğünü tek başına belirleyemez. Ekipler haftalık doğrulama ve düzeltme süresini görev türü ile ekip bazında izleyebilir; itiraz sayısı ile itiraz sonrası performans değerlendirmesini ayrı kaydedebilir. Çıktı hızlandığında, güvenilirliği sağlayan emek de hesaba yazılmalıdır.[1]