Kendi gerekçesini okumak

Komite 29 Temmuz'da hedef aralığı yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 arasında bıraktı. Metinde ekonomik etkinliğin yüksek belirsizliğe karşın sağlam bir hızda büyüdüğü, istihdam artışının işgücüne ayak uydurduğu ve işsizlik oranının pek değişmediği yazılı. Enflasyon için de yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığı, bunun bir bölümünün enerji ile diğer sektörlerdeki arz şoklarını yansıttığı belirtiliyor. Karar 9'a 3 alındı; Hammack, Kashkari ve Logan çeyrek puanlık artışı tercih etti.[1]

Bir merkez bankası, arzdan gelen bir fiyat artışına ancak dolaylı bir yerden dokunabilir: talebi kısarak. Kanal kredinin fiyatından geçer — banka kredisinin faizi, şirket tahvilinin getirisi, hanenin taksiti — ve etkisi aylar değil çeyrekler içinde belirir. Metnin kendi gerekçesi bu yüzden bir sınır da çiziyor: çeyrek puanlık bir artış, enerji kaynaklı bileşeni doğrudan hedefleyemez. Karşı tarafın en güçlü hâlini de söylemek gerekir: bir artış, arz şokunun ikinci tur etkilerini beklentiler üzerinden kesebilir; o zaman soru fiyatın kendisinden artışın sepette yayılıp yayılmadığına kayar.[1]

Uzun paranın fiyatını kim koyuyor?

Aynı gün Hazine'nin resmî serisinde 3 aylık getiri yüzde 3,90'dan yüzde 3,83'e, 2 yıllık yüzde 4,26'dan yüzde 4,22'ye indi. 30 yıllık ise yüzde 5,09'dan yüzde 5,20'ye çıktı ve 2 yıllık ile arasındaki aralık 83 baz puandan 98 baz puana genişledi. Kısa vadeli borçlanmanın fiyatı düştü, uzun vadeli borçlanmanın fiyatı yükseldi.[2]

Rezervlerin fiyatını, yani eğrinin en kısa ucunu yalnızca Fed belirler. Şirketin yatırım kararını, hazinenin faiz yükünü ve uzun vadeli konut kredisini bağlayan uç ise 30 yıllık taraftır ve o uç, kararın açıklandığı gün ters yöne gitti. Aktarımın bu bölümü kararın imzasında değil, alıcının teklifinde oluşuyor: bir banka kredi açtığında mevduatı da o kredi yaratır, ama kredinin fiyatını uzun uçta ne bulacağını Fed yazmıyor.[2], [1]

Sıralama sorunu

Metin ileriye dönük bir yönlendirme vermiyor. Bu, bir eksiklik olarak da okunabilir, bir tercih olarak da; ama sonucu şudur: gecikmenin sınırı belirsiz kalıyor. Elimizde bilinen bir olasılık dağılımı yok; kimsenin tutmadığı bir belirsizlik var ve bu, daha dar bir iddiaya izin verir, zorlama bir tahmine değil.[1]

Asıl soru bir yön sorusu değil, bir sıralama sorusu: enerji kaynaklı bir gider artışı ücret-fiyat sürecine dönüşür mü, dönüşmez mi, önce hangi bilançonun soğurduğuna bağlı. Şirket marjı emerse fiyata daha az yansır; hane bütçesi emerse talep zayıflar; kamu bütçesi emerse borçlanma gereği ve dolayısıyla uzun uçtaki getiri artar. 30 yıllığın kararla aynı gün yükselmesi, üçüncü ihtimali masadan kaldırmıyor.[2], [1]