Rakamın kapsadığı
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 29 Temmuz'da yayımladığı ücret göstergesi, yürürlükteki toplu iş sözleşmelerini izliyor ve dokuz euro bölgesi ülkesini kapsıyor. Toplu sözleşmeyle kararlaştırılan tek seferlik ödemeleri on iki aya yayan manşet gösterge 2026 için yüzde 2,3, 2027'nin ilk çeyreği için yüzde 2,7. Banka bunu, toplu sözleşmelerden gelen ücret baskısının yıl dönümünde genel olarak istikrarlı kaldığı biçiminde okuyor.[1]
Kapsam rakamları aynı duyuruda yazılı ve okumayı değiştiriyor: 2026 için katılan ülkelerdeki çalışanların yüzde 44,3'ü, 2027'nin ilk çeyreği için yüzde 28,4'ü. Ufuk ileriye gittikçe kapsam daralıyor, çünkü gösterge yalnızca imzalanmış sözleşmeleri sayıyor. Yani yüzde 2,7, gelecek yılın ücret artışına dair bir öngörü değil; bugüne kadar bağlanmış olanın oranı. Henüz masaya oturulmamış sözleşmeler bu rakamda yok.[1]
Manşetle sözleşme arasındaki fark
Duyuruda iki sürüm var ve aradaki fark hane bütçesine dokunuyor. Tek seferlik ödemeleri on iki aya yayan manşet 2026 için yüzde 2,3 gösterirken, bu ödemeleri tümüyle dışarıda bırakan sürüm yüzde 2,6 gösteriyor. Banka bunun nedenini de yazıyor: önceki yılın büyük ödemelerinden gelen mekanik etki 2026 ortasına doğru siliniyor. Sıradan bir okuma bunu 'ücret baskısı yatışıyor' diye alır. Oysa sözleşmenin kararlaştırdığı oran yüzde 2,6; bordroda yüzde 2,3 görünmesinin sebebi, geçen yılın tek seferlik ödemesinin bu yıl tekrarlanmaması.[1]
Bu ayrımın sınanabilir bir karşılığı var. Ayrılığın kaynağı gerçekten geçmiş tek seferlik ödemelerin silinmesiyse, iki ölçüt zamanla birbirine yaklaşır: 31 Aralık'a kadar yayımlanacak bir sonraki ücret göstergesinde 2026'ya ait manşet ile tek seferlik ödemeleri dışarıda bırakan oranın arasındaki farkın 0,1 puanın altına inmesini bekliyorum. Fark açık kalırsa, ayrımı yapan şey mekanik etki değil, sözleşmelerin bileşimidir.[1]
Sayının dışında kalanlar
Bir toplu sözleşme göstergesinin yapısal sınırı da burada. Ücreti toplu sözleşmeyle belirlenmeyen çalışan bu seride hiç görünmüyor: bireysel sözleşmeyle çalışan, kayıt dışı çalışan, alt işveren üzerinden istihdam edilen. Gösterge euro bölgesindeki medyan ücret değişimini vermiyor ve vermeye de çalışmıyor. Karşı sav güçlü ve söylenmeli: toplu sözleşme kapsamının yüksek olduğu ülkelerde kararlaştırılan oranlar kapsam dışındaki ücretlere de yansır; o hâlde gösterge kapsam payından daha geniş bir kesimi temsil edebilir.[1]
Kapsam içindeki dağılım da tek bir orana sığmıyor. Yüzde 2,3, dokuz ülkedeki sözleşmelerin ortalaması; içinde daha yüksek artış alan sektörler de, taban ücrete yakın çalışan da var ve gösterge bunları ayırmıyor. Bu bir kusur sayılmaz; tanım gereği böyle: gösterge sözleşmeleri ölçüyor, hanenin satın alma gücünü ölçmüyor. Yine de 'istikrar' sözcüğü, dokuz ülkedeki çalışanların yaklaşık üçte ikisi için hiç ölçülmemiş bir şey hakkında konuşuyor.[1]