Önce denizdeki durumu anlamak
Cebu’daki savunma toplantısında Pete Hegseth’in öncelik sırası denizden başladı: denizdeki faaliyetleri izlemek, kuvvetlerin birlikte çalışmasını geliştirmek ve donanmalar arasında işbirliğini ilerletmek. ASEAN ile önerdiği çerçevenin bu başlıkları, Güney Çin Denizi’ndeki bir karşılaşmaya hangi geminin gönderileceğinden önce, karşılaşmanın kim tarafından nasıl anlaşılacağı sorusunu öne çıkarıyor. Benim okumam, girişimin ilk askeri değerinin ortak bir harekât kararı vermekten ziyade durumu birlikte kavrama kapasitesinde yattığı yönünde.[1]
Hegseth’in her konuda anlaşma gerekmediğini söylemesi, denizdeki işbirliğinin kapsamına ilişkin önemli bir sınır çiziyor. Denizlerde aynı gelişmeyi izleyen kuvvetler, buna nasıl karşılık verileceği konusunda farklı siyasi tercihlere sahip olabilir. Birlikte çalışabilirliğin pratik değeri, bu farkı ortadan kaldırmadan koordinasyonu kolaylaştırmasında aranmalı. Öneriyi baştan ortak bir müdahale kararı gibi okumak, Hegseth’in tarif ettiği örtüşen çıkarlar alanını olduğundan geniş kabul etmek olur.[1]
Farklı tehdit algılarıyla çalışmak
Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro’nun güçlü Amerikan varlığını bölgesel istikrar için gerekli görmesi, ev sahibi ülkenin önceliğini açıkça gösteriyor. Teodoro deniz güvenliğinin yanında askeri tıp, siber güvenlik ve afet müdahalesindeki işbirliğini de saydı. Buna karşılık ASEAN’ın genişletilmiş savunma toplantısı Çin’i de 8 diyalog ortağı arasında barındırıyor. Bu kurumsal yapı içinde deniz işbirliğini, bütün katılımcıların aynı tehdidi aynı biçimde tanımladığı varsayımına dayandırmak güç.[1]
Bu nedenle birlikte çalışma yeteneğini artırmak, aynı siyasi kararı verecekleri anlamına gelmese de ortak durumsal farkındalık için bir alan açabilir. Buradaki çıkarımım, farklı tehdit algılarına rağmen sınırlı teknik işbirliğinin mümkün olabileceği. Makul bir başka açıklama ise Washington’ın öneriyi öncelikle müttefiki Filipinler’e güvence vermek ve bölgedeki varlığını görünür kılmak için sunması. Açıklanan öncelikler her iki okumayla da uyumlu; toplantı bunlardan hangisinin baskın olduğunu göstermiyor.[1]
Singapur’a devredilecek çalışma
Hegseth, çalışmaya Singapur dönem başkanlığında başlamaya hazır olduklarını söyledi. Bu sıralama, Filipinler’in bugün vurguladığı Amerikan varlığı ile çerçevenin hazırlanacağı başkanlık dönemi arasına kurumsal bir devir koyuyor. Dolayısıyla Cebu’daki açıklamanın operasyonel kapsamını, hemen kurulmuş bir müşterek komutanlık ya da verilmiş bir müdahale taahhüdü üzerinden okumak için dayanak bulunmuyor. Açıklanan şey, öncelikleri belirlenmiş bir çalışma önerisi.[1]
Denizdeki bir krizde bu sınırın pratik karşılığı var: aynı gelişmeden haberdar olmak, aynı karşılığı vermeyi zorunlu kılmaz. Çerçevenin askeri bakımdan anlamlı hedefi, katılımcıların kendi siyasi kararlarını verirken daha uyumlu çalışabilecekleri bir zemin hazırlamak olarak okunabilir. Bu zemin, Teodoro’nun saydığı askeri tıp ve afet müdahalesi gibi alanlarda da işlev görebilir. Cebu’nun ortaya koyduğu tercih, bölgedeki farklı güvenlik öncelikleri korunurken donanmaların ortak çalışma alanının ne kadar genişletileceği.[1]