Hesabın ağırlığı mühimmatta

ABD’nin İran savaşına ilişkin en az 47,1 milyar dolarlık hesabında belirleyici kalem, kullanılan mühimmatın yenilenmesi için öngörülen yaklaşık 29 milyar dolar. Kaybedilen teçhizat için 6,1 milyar dolar, personel desteği gibi ek giderler için 11,9 milyar dolar daha hesaplanıyor. CENTCOM’un Kongreye ilettiği bu tablo, ekim ortasına kadar oluşan askerî maliyeti kapsıyor. Bölgedeki Amerikan üslerinin gördüğü hasar dahil değil. Dolayısıyla açıklanan toplam, üslerin eski işlevlerine kavuşması için gereken bütün kaynakları içeren bir onarım bütçesi sunmuyor.[1]

Bir komutan açısından bu dağılım, yeni bir harekâtın açılışından sonra ne olacağı sorusunu öne çıkarıyor. Mühimmatın kullanılmasıyla yerine yenisinin konması farklı aşamalar. Para tahsis edilse bile üretim, teslim ve yeniden hizmete alma tamamlanmadan kullanılabilir kapasite aynı hızda geri dönmeyebilir. Yine de 29 milyar dolarlık tutardan tek başına belirli bir füzenin tükendiği sonucu çıkmaz. Pahalı silahların birim maliyeti de hesabı büyütebilir; toplam dolar tutarı, stoktaki atış sayısının yerine geçmez.[1]

Stok ile göreve hazır silah arasındaki fark

Mühimmatın yeniden üretimiyle ilgili baskı yalnızca maliyet tablosunda görünmüyor. Pentagon müfettişliği eylülde, savaşta harcanan mühimmat nedeniyle stratejik stok açıkları bulunduğunu bildirmişti. Savunma Bakanlığı üretimi hızlandırmaya çalışıyor. Yönetim ise ordunun mühimmat sıkıntısı yaşamadığını savunuyor. Kongre Bütçe Ofisi de savaş sürdükçe aylık 2 milyar dolar ila 3 milyar dolarlık gider oluşabileceğini belirtirken, savunmada kullanılan önleme füzelerinin yenilenmesini maliyet unsurları arasında saymıştı.[1]

Bu iki değerlendirme arasındaki farkı gidermek için toplam mühimmat varlığıyla belirli bir göreve ayrılabilen mühimmatı ayırmak gerekir. Geniş bir stok, her tehdide karşı aynı sayıda uygun silah bulunduğu anlamına gelmez. Buna karşılık müfettişliğin bildirdiği açıklar da her birlik için aynı düzeyde hazırlık kaybı yaşandığını kanıtlamaz. Mevcut stokların görevler arasında dağıtılması veya bazı silahların daha az kullanılması, belirli operasyonların sürmesini sağlayabilir. Savunmanın ne kadar süre korunabileceği sorusu, bu dağılımla üretimin hangi hızda buluştuğunda somutlaşır.[1]

Yeni harekâtın taşıyacağı yük

Hegseth, üç ay önce maliyeti yaklaşık 37,5 milyar dolar olarak açıklamıştı. Bu tutara da üs hasarı dahil değildi. Yeni tahmin daha yüksek. Yönetimin bu yıl istediği ek askerî kaynak henüz onaylanmadı. Daha ayrıntılı bir maliyet hesabı talebi de sürüyor. Trump ise İran’la anlaşma sağlanamazsa ara seçimlerden sonra saldırıların yeniden başlayabileceğini söylüyor. Böylece daha önce kullanılan silahların yerine yenisini koyma yükü, yeni bir saldırı ihtimalinin konuşulduğu döneme taşınıyor.[1]

Yeni saldırı ihtimali, planlamada tüketim hızını yeniden artırabilecek bir etken. Ancak bu ihtimalin konuşulması, kararın verildiğini veya ordunun saldırı için gerekli kapasiteden yoksun olduğunu göstermiyor. Mevcut kuvvetler yeni görevleri karşılayabilir; daha uzun süreli harekâtın yükü farklı olabilir. Askerî manevra alanını değerlendirirken belirleyici olan, ilave harcamayla birlikte hangi kullanılabilir kapasitenin ne zaman geri geldiği. Mühimmat teslimatı ile hasarlı üslerin yeniden işler hâle gelmesi, salt maliyet toplamından daha açıklayıcı göstergeler olacaktır.[1]