Montajın payı
Japonya’daki yeni AMRAAM tesisi, ittifakın mühimmat tedarikinde iş bölümünü değiştiriyor. Şinjiro Koizumi’nin Cebu’da duyurduğu anlaşma, füzenin son montaj ve inceleme aşamasını Japonya’ya taşıyor. F-35’in kullandığı bir mühimmat için ikinci bir sanayi ayağı kurulması önemli. Fakat askerî katkının büyüklüğü, bu aşamadan ne kadar bitmiş füze çıktığına bağlı. Tesisin adıyla envantere giren mühimmat arasında üretim zinciri var.[1]
Anlaşmanın iki üretim hattına yaklaşımı farklı. AMRAAM için Japonya’da son montaj ve inceleme tesisi kuruluyor. SM-3 Block IIA içinse üretimi artırmaya yarayacak teknik bilgilerin paylaşılması kararlaştırıldı. Bu ayrım, kabiliyet hesabının başlangıcı. Bir tesiste tamamlanan füze sayısını, başka bir sistem için sağlanan teknik erişimle aynı üretim artışı gibi toplamak mümkün değil. Her sistemin kendi üretim aşaması ve tedarik bağı var.[1]
Tedarikçinin hesabında süre de var. RTX’in eylülde aldığı sözleşme beş yılı, iki yıllık uzatma seçenekleriyle yedi yılı kapsıyor. Üst değer 20,7 milyar dolar; füze adedi açıklanmadı. Şirketin alt yükleniciler için vurguladığı sürekli sipariş ihtiyacı burada belirleyici. Uzun süreli talep, kapasiteye yatırım yapmayı daha savunulabilir kılıyor. Yine de dolar cinsinden sözleşme tavanı, teslim edilmiş füze sayısına çevrilemez. Japon tesisinin üretim katkısını da aynı ölçüyle değerlendirmek gerekir.[1]
Darboğazın yeri
Son montajın Japonya’da yapılması, tedarik zincirinin son halkasındaki kapasiteyi genişletme olanağı yaratıyor. RTX’in işaret ettiği roket motoru ve bileşen darboğazları ise daha yukarıda. O parçalar yeterli hızda gelmiyorsa montaj hattının büyümesi tamamlanan füze sayısını aynı ölçüde artırmaz. Bunun güçlü alternatifi de var: Bileşen arzı yeterliyse ve asıl sıkışma son montajdaysa yeni tesis doğrudan yarar sağlar. Hangi aşamanın kısıt oluşturduğu, yatırımın askerî değerini belirler.[1]
İki yıldan uzun süren hazırlık, teknik erişimin de üretim kadar somut bir mesele olduğunu gösteriyor. Japonya’nın ihracat kısıtlamaları ve gizli güdüm teknolojisinin korunması görüşmelerde yer aldı. Bu nedenle anlaşmanın ilk getirisi, Japon sanayisinin belirli bir üretim aşamasına katılabilmesi de olabilir. Bu açıklama, yakın zamanda büyük bir mühimmat artışı beklentisinden daha dar. Eldeki bilgiler o daha dar kazanımı destekliyor; hızlı stok artışının miktarını vermiyor.[1]
Japonya için satın alma disiplini burada başlamalı. Tesisin yeri, açılış tarihi ve yıllık kapasitesi açıklanmadı. Bunlar belirlendiğinde değerlendirilmesi gereken bağlantı, montajın bileşen tedariki ve teslimatlarla nasıl eşleştiği. Savunma bütçesinden yapılan harcamanın karşılığı, çalışan bir üretim akışında görülür. Bu anlaşmanın ağırlığı, F-35’in mühimmat tedarikini sürdürebilen bir Japon sanayi katkısı oluşturmasında. Caydırıcılığın güçlendiğine hükmetmek içinse üretim kararının ötesinde kanıt gerekir.[1]