Cakarta’da yetki paylaşımı

Cakarta’daki Dışişleri Bakanlığı binasında yeni bakan Arrmanatha Nasir’in ilk tercihi, selefi Sugiono’nun çalışmalarını sürdürmek oldu. ANTARA’nın aktardığı açıklamada, Prabowo’nun talimatlarını izleyeceğini ve dış politika yetkisinin nihayetinde cumhurbaşkanına ait olduğunu söyledi. Bakan değişirken kararın hangi makamda toplandığını da kendisi tarif etti. Endonezya’nın uluslararası seçeneklerini değerlendirirken bu görev paylaşımıyla başlamak gerekiyor: hedefleri yürüten bakanlık ile yönü belirleyen cumhurbaşkanlığı aynı kurum değil.[1]

Nasir, bakan yardımcılığından bakanlığa yükseltildi; göreve başlaması cumhurbaşkanının atama kararnamesiyle gerçekleşti. Dolayısıyla devamlılık açıklaması soyut bir istikrar temennisinin ötesinde, mevcut yönetim içinde üstlenilen bir görevle bağlantılı. Bakanlık, önceki çalışmaları koruyarak uygulama kapasitesini kullanmayı seçiyor. Bu tercihin sınırlayıcısı da açık: Nasir kendi başına ayrı bir dış politika merkezinin kurulduğunu söylemiyor. Cumhurbaşkanının yetkisini vurgulaması, bakanın hareket alanını okumak için doğrudan bir dayanak sağlıyor.[1]

Bu değişikliği başlı başına bir diplomatik yön değişikliği saymak için yeterli neden yok. Açıklanan tercih, mevcut politikanın sürdürülmesi. Daha sıradan bir açıklama da mümkün: Kabine içindeki görev değişimi, yeni bir uluslararası stratejiye ihtiyaç duyulmadan yönetilmiş olabilir. Süreklilik sözü ile somut atama birlikte okunduğunda, görünen değişim uygulamayı üstlenen kişide kalıyor. Cumhurbaşkanlığı ile bakanlık arasındaki yetki dağılımını değiştiren bir düzenleme ise açıklanmış değil.[1]

Adaylığın sağladığı alan

Nasir’in adını koyduğu dış hedef, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde geçici üyelik için adaylığın sürdürülmesi. Bakan, bunu çok taraflılığa duyulan güvenle ilişkilendiriyor ve çok taraflı sistemin reformunu ilerletmek istediğini söylüyor. Böylece Endonezya’nın tercihi belirli bir kurumsal kanala bağlanıyor. Bir koltuk için adaylığını sürdürmek, ülkenin kendi gündemini uluslararası bir kurumda temsil etme çabasıdır. Ancak adaylık henüz seçilmiş üyelik ve reform üzerinde kazanılmış yetki demek değil.[1]

Bu ayrım, Endonezya’nın özne olarak görülmesini de daha somut hale getiriyor. Nasir ülkesinin başka başkentlerin tercihine göre nerede duracağını açıklamak yerine, sürdüreceği kurumsal hedefi tanımlıyor. Yine de bu sözlerden geniş bir stratejik özerklik sonucu çıkarmak erken olur. Adaylık bir başvuru ve diplomatik çalışma alanı açıyor; reformun içeriği, ortakları ve üzerinde uzlaşılacak talepler bu açıklamada ayrıntılandırılmıyor. Hükümetin hedefi ile toplumun tamamının tercihi de aynı şey olarak ele alınamaz.[1]

Atamanın anlamı bu yüzden iki düzeyde okunuyor: İçeride cumhurbaşkanının belirlediği yönü sürdüren bir bakanlık, dışarıda çok taraflı bir koltuk için devam eden adaylık. Nasir’in açıklaması ikisini birbirine bağlıyor, fakat elde edilmiş uluslararası sonuç ilan etmiyor. Güvenlik Konseyi hedefinin korunması, bakan değişikliğinin mevcut diplomatik çalışmayı kesmediğini gösteriyor. Reform iddiasının ağırlığı ise bugün yalnızca bu görevlendirme ve açıklanmış adaylık üzerinden değerlendirilebilir; açıklanmayan bir pazarlık gücü bunlara eklenemez.[1]