Aynı gün, iki okuma

Williams Reuters'a, mevcut faiz duruşunun enflasyonu yüzde 2 hedefine döndürmek için doğru konumda olduğunu, kendi öngörüsünün enflasyonun bu yılın ikinci yarısında gerilemesi ve gelecek yıl daha da düşmesi yönünde bulunduğunu, ekonomi bu yörüngede değilse harekete geçmenin kesinlikle yerinde olacağını söyledi. Dayanağı somut: yürürlükteki tarifelerin etkilerinin büyük bölümü fiyatlara halihazırda yansımış durumda. Geçen haftaki sabit tutma kararının ardından federal fon faizi hedef aralığı yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 arasında; vadeli işlem piyasasında yıl sonuna kadar bir artışa belirgin olasılık fiyatlanıyor.[1]

Aynı sabah yayımlanan imalat anketi bu savı pürüzlendiriyor. Ana endeks, haziran ayındaki yüzde 53,3'ün 2,3 puan üzerinde, yüzde 55,6 olarak açıklandı; üretim yüzde 58,5, istihdam yüzde 52,8 ile yeniden genişleme bölgesinde, bekleyen siparişler ise yüzde 55,0 düzeyindeydi. Fiyat endeksi yüzde 73,0'tan yüzde 71,1'e indi ve açıklamanın açık farkla en yüksek bileşeni olmayı sürdürdü.[2]

Gider nerede duruyor?

Bu iki okuma çelişmiyor, çünkü farklı şeyleri ölçüyorlar. Bir yayılım endeksi, girdiler için daha fazla ödediğini bildiren firmaların oranını gösterir; bu artışın ne kadarının haneye ulaştığını değil. Yüzde 71,1'lik değer, girdi giderlerindeki artışın yaygınlığının çok az daraldığı anlamına geliyor. Bu, tarife giderinin tüketici fiyatlarına çoktan geçtiği ve şimdi yıllık karşılaştırmadan çıkmakta olduğu yönündeki Williams anlatısıyla uyumlu. Aynı ölçüde, giderin fabrika kapısına ulaştığı ama talep bir artış daha kaldıramayacağı için üretici kâr marjında tutulduğu ters anlatıyla da uyumlu. Bir satın alma yöneticileri anketi hangisinin gerçekleştiğini söyleyemez.[2], [1]

Hangisi olduğu tarife takvimine değil talebe bağlı ve anketin geri kalanı tam da talepten söz ediyor. Üretimin yüzde 58,5'te olması ve bekleyen siparişlerin yüzde 50,5'ten yüzde 55,0'a çıkması, iş kovalayan değil sipariş defterine yetişmeye çalışan fabrikaları anlatıyor. Bu konumdaki bir firmanın gideri ileriye aktarma alanı, defteri boş olandan geniştir. Yani geçiş sorusunu açık bırakan bu açıklama, sorunun hangi koşullarda üretici lehine kapanacağını da söylüyor: kâr marjının soğurmasıyla değil, hanenin ödemesiyle.[2]

Söyleşinin açık bıraktığı soru

Söyleşinin ilginç yanı, harekete geçme yönündeki koşullu taahhüdün altında yatan varsayımdır. Tarife gideri fiyatlara geçişini gerçekten tamamladıysa Williams'ın öngördüğü dezenflasyon, geçen yılın artışları karşılaştırmadan düştükçe aritmetik yoldan gelir. Buna karşılık bir bölümü, mayıs 2022'den bu yana en güçlü ana endeksini açıklamış bir imalat sektöründe kâr marjında bekliyorsa, yüzde 55,6'yı üreten talep gücünün kendisi onu serbest bırakacak olandır. O durumda geçişin tamamlanması bitmiş bir olay değil bir zamanlama saptaması olur ve Williams'ın üzerine hareket edeceğini söylediği yörünge de yeniden yazılan şey olur.[2], [1]