Yasağın kapattığı kanal

Tasarı, kurumun devlete doğrudan ve dolaylı finansman sağlamasını yasaklıyor, geçici Hazine avanslarını kaldırıyor, birincil piyasada devlet kâğıdı alımını sınırlıyor ve devredilemez senetleri sonlandırıyor. Muhasebe kârının aktarımına tavan geliyor, kurumun amaçlarına istihdam ve kalkınmayı ekleyen 2012 düzenlemesi geri alınıyor, banka başkanının ve yönetim kurulunun görevden alınması iki mecliste üçte iki çoğunluğa bağlanıyor. Metni Luis Caputo, Santiago Bausili ve Federico Sturzenegger hazırladı.[1]

Bu maddelerin her biri, devletin harcaması ile merkez bankasının bilançosu arasındaki doğrudan bağı kesiyor. Ortodoks çerçevede bu bağ enflasyonun kaynağıdır: kurum devlete kaynak yaratır, para genişler, fiyatlar yükselir. Çerçevenin en güçlü hali savunulabilir bir hal — Arjantin'de bu kanal onlarca yıl gerçekten işledi ve devlet borcu ile harcama, yaratılan parayla karşılandı.[1]

Kapanmayan taraf

Eksik halka şurada: bir finansman kanalını yasaklamak, o kanalın finanse ettiği harcama ile gelir arasındaki farkı ortadan kaldırmıyor. Fark sürdüğü sürece bir yerden karşılanmak zorunda — yurt içi tahvil piyasasından, dış alacaklılardan ya da harcamanın kesilmesinden. Tasarı, farkı taşıyacak bilançoyu değiştiriyor ve farkın kendisi yerinde kalıyor. Ticari bankalar devlet kâğıdını aldığında kredi ve mevduat yine genişliyor; yaratanın kim olduğu ve devlet borcunun fiyatı değişiyor.[1]

Karşı okuma ciddiye alınmalı. Hükümetin fiili duruşu birincil fazla üretmekse kısıt hiç bağlamayabilir ve tasarı, geçmiş uygulamanın tekrarını engelleyen bir çıpa olarak kalır. Görevden alma için iki mecliste üçte iki çoğunluk aranması bu çıpanın en somut parçası; madde, para politikasını gevşetmek amacıyla yönetim değiştirme yolunu kapatmayı hedefliyor. Ama bu bir kurumsal düzenleme sorusu; enflasyon sonucunu doğrudan vermiyor ve ikisini tek cümlede birleştirmek tasarıyı olduğundan güçlü gösterir.[1]