Gelen ile giden

Ekonomik Analiz Bürosu'nun haziran açıklamasına göre kişisel gelir 54,9 milyar dolar, harcanabilir kişisel gelir 48,3 milyar dolar arttı; her ikisi de yüzde 0,2 artışa karşılık geliyor. Fiyat etkisinden arındırılmış harcanabilir kişisel gelirdeki artış yüzde 0,3 oldu. Kişisel tüketim harcamaları 65,2 milyar dolar, yani yüzde 0,3 yükseldi ve fiyat etkisinden arındırılmış olarak yüzde 0,4 arttı. Kişisel tasarruf 646,1 milyar dolar, kişisel tasarruf oranı yüzde 2,7 oldu.[1]

Aynı açıklamada fiyat tarafı iyi haber gibi duruyor: kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi aylık yüzde 0,1 geriledi. Ama yıllık artış yüzde 3,7'de, gıda ile enerji dışı çekirdek endeks yüzde 3,3'te kaldı. Bir ayın geri gidişi, on iki ayda biriken fiyat düzeyini geri almıyor; hane halkı o düzeyle karşılaşıyor ve bir aylık geri gidiş bu düzeyi zor etkiliyor.[1]

Yüzde 2,7'nin gizlediği

Harcamadaki artışın nereye gittiği de dikkate değer: 65,2 milyar dolar tutarındaki artışın 58,2 milyar dolar kadarı hizmet harcamalarından, yalnızca 7,0 milyar dolar kadarı mal harcamalarından geldi. Hizmet kalemleri — barınma, sağlık, ulaşım, sigorta — çoğunlukla ertelenmesi güç olanlar. Mal alımını bir ay öteleyebilen bir bütçe, kira ödemesini öteleyemiyor. Bu bileşim, artışı tercihten çok zorunluluğun sürüklüyor olabileceğine dair bir işaret veriyor.[1]

Kişisel tasarruf oranının en önemli özelliği ise ülke çapında tek bir sayı olması. Bu seride hangi hanelerin tasarruf ettiği, hangilerinin birikimini tükettiği görünmüyor; varlıklardan elde edilen kişisel gelir toplama giriyor ama o gelirin dağılımı aynı açıklamada yer almıyor. Verinin taşıyabildiği sonuç bu yüzden sınırlı ve yine de sağlam: ülke genelinde reel kişisel tüketim harcamaları, fiyat etkisinden arındırılmış harcanabilir kişisel gelirin önünde ve fark bir yerden karşılanıyor. Karşı okuma, bu serilerin sonraki yayınlarda düzeltilebilmesi — mayısta harcanabilir kişisel gelir cari fiyatlarla yüzde 0,7 artmıştı ve sonraki veriler farkı kapatabilir. Ayırt edecek işaret, reel harcamanın reel gelirin üzerinde seyretmeyi sürdürüp sürdürmediği.[1]