Önce yumurtayı ayır
Yumurta ihracatında 418,7 milyon dolarlık kasa dolmuş. Fakat bu kasanın en büyük bölmesi kuluçkalık tavuk yumurtası: 245,5 milyon dolar. Sofralık tavuk yumurtası 153,2 milyon dolar getiriyor. Ege İhracatçı Birliklerinin ocak–eylül tablosunda toplam gelir yüzde 54 büyümüş. Benim bu toplamda aradığım, kahvaltı sofrasına giden ürünün payı. Kuluçkaya ayrılan ürünle tüketilecek yumurtayı tek dolar toplamında toplamak ihracat hesabına yarıyor; mutfaktaki arzın hesabı ise ürün ayrımıyla başlıyor.[1]
Sofralık kategorinin ihracat geliri yüzde 132,4 artmış. Bu güçlü artışın fiziksel karşılığını bulmak için satılan adet ile birim değerin ayrılması gerekiyor. Daha çok yumurta satışı, daha yüksek birim değer veya ürün bileşiminin değişmesi aynı döviz toplamını büyütebilir. Eldeki kategori tutarı dolarla ölçülüyor. Buradan iç piyasadan çıkan yumurta adedine doğrudan geçiş yapmak, para birimini ürün miktarının yerine koymak olur. Hane açısından önemli olan, aynı boy ve nitelikteki yumurtanın hangi miktarda iç dağıtımda kaldığı.[1]
Birliğin başkanı Bedri Girit, küçük boy sofralık yumurta ihracatı kotasının yaklaşık beş katına çıkarıldığını söylüyor. Bu ayrıntı, toplam ihracat artışından daha belirli bir ürün kapısını işaret ediyor: küçük boy yumurta. Yine Girit’in verdiği yaklaşık 100 milyon yumurtacı tavuk sayısı üretim tabanını anlatıyor. Kota, sürü büyüklüğü ve gerçekleşmiş sevkiyat üç ayrı büyüklük. İzin verilen miktar üreticinin önündeki satış alanını genişletir; o alanın ne kadarının kullanıldığı, hangi boy ürünün dışarı gönderildiğiyle anlaşılır.[1]
Raf ömrü rotayı çiziyor
Bir yumurtanın yolculuğunda takvim de yükün parçası. Girit, 60 günlük raf ömrü nedeniyle lojistikte yakın ülkelere ağırlık verdiklerini anlatıyor; Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, İran ve Suriye’yi sayıyor. Böyle bir üründe alıcının varlığı kadar teslim süresinin raf ömründen ne kadarını tükettiği de önem taşıyor. Yakın pazara yönelme, ihracatın yalnızca yüksek gelir arayışıyla okunmasını daraltıyor: ürünün satılabilir durumda ulaşması da ticaretin sınırlarından biri.[1]
Girit’in aktardığı yeterli üretim ve sakin fiyat değerlendirmesi ihracatçı tarafın görüşü. Tüketicinin rafıyla üreticinin çıkış kapısı arasında ise farklı bir dağıtım aşaması var. Benim bu ticarette vardığım sonuç, büyümeyi önce doğru ürüne bağlamak: sofralık yumurta, onun boyu, adedi ve gideceği pazar. Dolar geliri ihracatçının hesabını gösteriyor. İç arz üzerindeki yükün hesabında aynı ürünün üretimiyle dışarı gönderilen miktarı yan yana durmalı; kuluçkalık satışları o terazinin öteki kefesine gelişigüzel koymamak gerekiyor.[1]