Muhatap listesi değişti

Anadolu Agency'nin aktardığına göre Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Bloomberg'e Washington ile Tahran'ın neredeyse kapalı durumdaki boğaz konusunda anlaşmaya yaklaştığını söyledi. "Son iki üç gündeki işaretler, bir tür düzenlemeye yaklaştığımızı gösteriyor" dedi. Açıklama, İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi'nin Tahran'da temaslarda bulunduğu sırada geldi. Bir Pakistan hükümeti yetkilisi ajansa, Naqvi'nin İran yönetimine "bazı yeni öneriler" ileteceğini söyledi ve içeriklerine dair ayrıntı vermedi.[1]

Bu köşe 2 Ağustos'ta İran dışişleri bakanının telefon trafiğini izlemiş ve Pakistan'da ulaştığı muhatabın genelkurmay başkanı olduğunu, görüşmeye ilişkin tek anlatımın da Tahran'ın kendi bildirimi olduğunu belirtmişti. O günden bu yana değişen şey kanal: kendi metniyle yola çıkan sivil bir bakan ve durumu açıktan anlatmaya istekli bir kabine arkadaşı. Naqvi'nin önerileri yayımlanmadığından görünür değişim, İslamabad adına kimin konuştuğunda kalıyor; ne önerildiği hâlâ kapalı.[1], [3]

Ne teslim edilebilir?

Aynı haber, Pakistan'ı birkaç paralel kanaldan biri olarak konumlandırıyor. Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü aynı gün, İran ile Umman arasında boğazın bir kısım deniz taşımacılığına yeniden açılmasına ilişkin görüşmelerin ileri bir aşamaya geldiğini söyledi. ABD ile İran'ın 17 Haziran'da imzaladığı mutabakat ise güvenlik güvenceleri ve seyrüsefer serbestisi üzerinde tıkanmıştı; bunlar dosyada hiçbir arabulucunun taraflar adına ödün veremeyeceği iki başlık.[1]

Asif'in cümlesi işaretleri okuyor ve Pakistan'ın denetlemediği bir süreci anlatıyor; bir taahhüt taşımıyor. Aynı kanıtlara uyan ikinci bir açıklama daha var: ilk konuşan ve açıktan konuşan hükümet, sonuçta adının anılmasını kolaylaştırır; bu iyimserlik ilerlemeyi bildirmek yerine sonuçta bir yer güvenceye almayı hedefliyor olabilir. İki okumayı ancak açıklanacak koşullar ayırt edecek.[1]

Denizde ödenen bedel

Yemen sahil güvenliği, küçük yük gemisi Tihamah'ın mürettebatından dördünün salı günü Bab'ül-Mendep Boğazı'nda öldüğünü, ölenlerin üçünün Pakistanlı biri Endonezyalı olduğunu, gemiyi tahliye etmeye giden gücün iki mensubunun da kurtarma çalışmasına isabet eden ikinci füzede can verdiğini bildirdi. Husiler saldırıyı üstlenmedi; hükümetin ulaştırma bakanlığı gün içinde daha düşük bir sayı vermişti.[2]

Bölgedeki deniz yolları Pakistan için bir dış politika dosyasından fazlası; çünkü oralardan geçen gemilerde onun vatandaşları çalışıyor ve bu hafta ölenlerin üçü onlardandı. Bu, İslamabad'a kanalı açık tutmak için itibardan bağımsız bir gerekçe veriyor. Rolün ölçülebilir sınavı metinle gelecek: Hürmüz taşımacılığına ilişkin bir düzenleme 30 Eylül 2026'ya kadar açıklanırsa, Pakistan'ın adı o metinde ya da açıklamayı yapan hükümetlerin sürece dair kendi anlatımlarında geçecek mi, ona bakılacak.[2], [1]