Meclise verilen yanıt

Nepal Dışişleri Bakanı Shisir Khanal, Temsilciler Meclisi'nde milletvekili Nishkal Rai'nin sorusunu yanıtlarken hükümetin resmi antlaşma belgelerine sahip olup olmadığına dair açık bir bilgisi bulunmadığını söyledi. Milli Arşiv'de bazı antlaşmalara ilişkin belgelerin tutulduğunu gösteren izler olduğunu, ancak bunların gerçek resmi metinler olup olmadığının bilinmediğini ekledi. Bu yanıtın arkasında Ulusal Meclis'in Yetki Devri ve Yönetişim Komitesi'nin 22 Temmuz'daki sonucu duruyor: kütüphaneler, arşivler, depolar, Arkeoloji Dairesi, Narayanhiti Saray Müzesi, Hukuk Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı tarandıktan sonra ne 1816 tarihli Sugauli Antlaşması'nın ne de 1950 tarihli Barış ve Dostluk Antlaşması'nın aslı bulunabildi.[1]

Bu, Nepal'in aynı boşlukla ilk karşılaşması sayılmaz. 2016'da Nepal-Hindistan İlişkileri Seçkin Kişiler Grubu da 1950 antlaşmasının aslını bulamamıştı. On yıl sonra aynı arama yeniden yapıldı ve aynı yerde bitti; değişen, sorunun bu kez bir uzman heyetinin raporunda değil, meclis kürsüsünde bir bakanın ağzından çıkması oldu. Sugauli, Anglo-Nepal Savaşı'nın ardından Doğu Hindistan Şirketi ile imzalanmış ve ülkenin toprak sınırlarını belirlemişti; Nepal'in kuzeybatı köşesindeki itirazı hep o metne bağlanır.[1]

Kaybolan nüsha ile kaybolan yetki

Bir devletin kendi nüshasını bulamaması, antlaşmanın hükmünü ortadan kaldırmaz; 1816 gibi bir tarihte imzalanan metinler karşı tarafın arşivlerinde ve yayımlanmış derlemelerde yaşamayı sürdürür. Nepal'in gerçekten yitirdiği şey, o hükmü kendi elinde tutup yıllar boyunca uygulayan bir kurumsal düzendir: belgeyi saklayan, sınırı yöneten ve itirazı sürekli kılan idari süreklilik. Komitenin listelediği arama yerlerine bakmak bile bunu gösteriyor; bir saray müzesi ile bir arkeoloji dairesi arasında dolaşan bir dosya, bir sınır dairesinin elinde değildir. Farklı bir açıklama da mümkün: belgeler geçmiş siyasi çalkantılarda ya da saray arşivinin devlete devri sırasında dağılmış, yani sorun yerleşik bir idari zayıflıktan çok tek seferlik bir kopuş olabilir. Komitenin bulgusu iki açıklamayı birbirinden ayırmaya yetmiyor.[1]

Sorunun neden şimdi sorulduğu da haberin içinde duruyor. The Kathmandu Post, Hindistan ile Çin'in Lipulekh ticaret yolunu yeniden açma mutabakatını sınır anlaşmazlığını keskinleştiren gelişme olarak aktarıyor. Bir sınır tartışmalı kaldığı sürece belgenin nerede durduğu kimseyi ilgilendirmez; hat üzerinden mal geçmeye başladığında iddianın dayanağı sorulur. Arşiv boşluğu on yıldır oradaydı, siyasi maliyeti ancak iki komşu o geçidi işler hale getirince doğdu.[1]

İndus'tan gelen ders ve nerede duruyor

Bu köşede daha önce, 1965, 1971 ve 1999'u atlatan bir su antlaşmasının 2025'te durduğunu ele almış ve bir düzenin dayanıklılığının metninden çok iki hükümetin uygulamasına dayandığını savunmuştuk. Nepal örneği bu düşünceyi sürdürüyor, ama mekanizması aynı değil. Orada iki taraf da metni elinde tutuyordu ve biri uygulamayı geri çekmeyi seçti; burada Nepal'in geri çekebileceği bir uygulama yok. Kıyas tam bu noktada kırılıyor: Nepal'in elinde kalan araç itirazın kendisidir.[1], [2]

Bundan sonra izlenecek adım bellidir. Hükümet, Milli Arşiv'de tutulan belgelerin resmi antlaşma metinleri olup olmadığını yıl sonuna kadar meclise bildirirse, tartışma bir kimlik doğrulama sorunu ile bir yokluk sorunu arasında ayrışacak; bildirmezse Nepal, dayanağını gösteremediği bir metne atıfla itiraz etmeyi sürdürecek. Aradaki fark küçük görünüyor ve sınır masasına oturan tarafın elinde ne olduğunu tam olarak bu belirliyor.[1]