Sırtlara çıkan yaşam alanı sınırı
Bieszczady’de sonbaharın rengi yamaçtan sırta çıkarken değişiyor. NASA’nın 19 Ekim’de yayımladığı Landsat 9 görüntüsünde kayın ormanları kırmızı ve altın sarısı; üst kesimlerdeki çayırlar açık kahverengi. Uydu bu görünümü 8 Ekim’de yakaladı. NASA’nın verdiği yerel yükseklik aralığı, renklerin altında somut bir yaşam alanı sınırı olduğunu anlatıyor: kayın ormanları yaklaşık 1.000–1.260 metreye kadar çıkıyor. Daha yukarıda ağaç örtüsünün yerini dağ çayırları alıyor. Birbirine komşu bu alanları aynı orman renginin açık ve koyu tonları olarak okumak, bitki örtüsündeki asıl farkı kaybettirir.[1]
Kayın ormanının yukarısındaki bu kuşağa polonina deniyor. Açık otlaklara üvez, söğüt ve yeşil kızılağaç toplulukları eşlik ediyor. Smerek’in doğu-güneydoğusundaki sırtlarda uzanan çayırlar yazın yeşil görünümünü yitirmiş. Mevsim ilerledikçe aynı bitki topluluğunun rengi de değişebilir. Buradaki orman ve çayır ayrımı ise NASA’nın tanımladığı bitki topluluklarına ve yükseklik kuşaklarına dayanıyor. Benim bu görüntüde önemsediğim ilişki, dağın yüksekliği ile üzerinde yaşayan bitkilerin birlikte okunması. Ormanın bittiği yerde başka bir yaşam alanı başlıyor; koruma açısından o açıklığın kendi bitki örtüsü de hesaba katılmalı.[1]
Yaprağın mevsimi, ormanın geçmişi
Yamaçlardaki renk değişiminin fiziksel bir sırası var. NASA’nın açıklamasına göre günler kısalıp hava soğudukça kayın ve akçaağaçlar klorofil üretimini azaltıyor. Bitkinin besin üretmekte kullandığı bu maddenin azalmasıyla yaprakların yeşili soluyor, başka renk maddelerinin sarı ve kırmızı tonları görünür oluyor. Ormanda baskın tür Avrupa kayını; akçaağaç da renklere katkı sağlıyor. Böylece görüntüdeki renk, bitki türünü ve mevsimsel işleyişi birlikte taşıyor. Kırmızı bir yamacın anlamını yalnızca renginin çarpıcılığından çıkaramayız.[1]
Bu sonbahar görünümünün arkasında çok daha uzun bir orman geçmişi var. Avrupa kayını, buzul çağını Karpatlar, Alpler ve başka dağ sıralarındaki yalıtılmış sığınaklarda geçiren topluluklardan kuzeye yayıldı. NASA, buzullar çekildikten sonraki bu yayılmanın eski buz alanlarının yeniden ormanlaşmasındaki yerini anlatıyor. Bieszczady’nin bazı kesimleri bugün 18 ülkeye yayılan UNESCO eski kayın ormanları ağına dahil. Bu geçmiş, kayının farklı iklimlerde varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Bugünkü her orman parçasının aynı koşullara dayanacağını veya aynı hızla yer değiştirebileceğini ise buradan hesaplayamayız.[1]
Rengi ve yeri ayrı izlemek
Ormanın anlamı, yaprakların rengine sığmıyor. NASA’nın anlattığı bu alanlar, bozayı ve Avrasya vaşağına besin ve barınak sağlıyor. Ormanla çayırın yan yana oluşu, dağın canlılar için taşıdığı farklı olanakları görünür kılıyor. Uydu görüntüsünden ayıların sayısını ya da vaşakların ne kadar iyi beslendiğini çıkaramayız. Parkın yaşam alanlarını değerlendirenler açısından yararlı başlangıç, hangi bitki topluluğunun nerede bulunduğunu açık tutmak. Toplam yeşil alan gibi tek bir ölçü, kayın yamacıyla açık çayır arasındaki farkın yerini tutmaz.[1]
Bu görüntüyü değerlendirirken önce mevsimin ritmini, sonra bitki örtüsünün sınırını ayırıyorum. Renklerin her yıl aynı tarihte nasıl göründüğü ile orman sınırının yıllar içinde nerede kaldığı farklı sorular. İlki için karşılaştırılabilir mevsim görüntüleri, ikincisi için zaman içinde izlenen konumlar gerekir. NASA’nın sunduğu tek sahne, ne sonbaharın erkene kaydığını ne de ormanın yukarı ilerlediğini ölçüyor. Elimizdeki somut başlangıç, yaklaşık 1.000–1.260 metreye ulaşan kayın kuşağı ve üstündeki çayırlar. Değişim ararken izlenecek ayrım da bu: yaprağın rengi mi değişiyor, bitki topluluğunun yeri mi?[1]