Kabuk yirmi yılda el değiştirdi
Kurak toprağın üstünde ince bir canlı tabaka var: siyanobakteri, liken ve yosunlardan oluşan biyolojik toprak kabuğu, kara yüzeyinin yaklaşık yüzde 12'sini kaplıyor. Yirmi yıl süren yerinde ısıtma ve muson yağışındaki değişiklikler bu tabakanın bileşimini kaydırdı: geç dönem yosunlarının örtü payı yaklaşık yüzde 27 azaldı, erken dönem açık renkli siyanobakterilerin örtüsü yaklaşık yüzde 36 arttı. Aynı yüzey, başka bir malzemeyle yeniden kaplandı.[1]
Malzeme değişince yüzeyin fiziği de değişti. Açık renkli siyanobakterilerin göreli örtüsündeki her yüzde 10'luk artış için fotosentez kapasitesi yaklaşık yüzde 6,3 düştü, yüzey parlaklığı yaklaşık yüzde 14,1 arttı, yüzey nemi yaklaşık yüzde 15,2 azaldı ve açık gökyüzü altında gündüz yüzey sıcaklığı yaklaşık 0,3 santigrat derece yükseldi. Dört ölçü de aynı yöne bakıyor: daha soluk, daha kuru, daha sıcak bir zemin.[1]
Yavaş defter, hızlı defter
Kurak alanlar karbon hesabına başka bir kalemle de giriyor. Çin Lös Platosu'nun kırmızı kil ve lös dizilerinden çıkarılan tahmine göre, rüzgâr birikimli bölgelerde silikat ayrışmasının tükettiği karbondioksit 4,0 ile 1,0 milyon yıl önce arasında yılda yaklaşık 3,7 teragram karbondan yaklaşık 18,8 teragram karbona yükseldi, sonra yılda yaklaşık 13,0 teragram karbona geriledi. Hızı, ayrışmanın şiddetinden çok rüzgârla taşınan malzemenin ne çabuk biriktiği belirliyor.[2]
İki ölçü aynı arazi tipini anlatıyor, ama iki ayrı zaman ölçeğinde. Silikat ayrışması yılda teragram mertebesinde bir emişi milyon yıl ölçeğinde biriktiriyor; kabuk bozulması ise yirmi yıllık bir denemede yüzeyin parlaklığını, nemini ve sıcaklığını ölçülebilir biçimde değiştirdi. Bir yönetim planının içinde hareket edebilen terim ikincisi. Karşı okuma da mümkün: tek bir uzun süreli deneme, kabukların kapladığı bütün alanı temsil etmeyebilir; o durumda hızlı terim göründüğünden küçük kalır.[1], [2]
Modelin taşımadığı terim
Yazarlar bulguyu bir bozulma geri beslemesi olarak okuyor: ısınma kabuğu işlevsel olarak bozuyor, bozulan kabuk yüzeyi daha da ısıtıyor. Kendi ifadeleriyle bu geri besleme süreç temelli modellerde bulunmuyor ve bu nedenle kurak alanlara ilişkin öngörüler ısınma hızını olduğundan düşük gösteriyor olabilir. Eksik olan, modelin içinde karşılığı bulunmayan bir terim.[1]
Bunun sınanabilir bir karşılığı var. Kara yüzeyi modellerine kabuk bileşimine bağlı bir parlaklık ve yüzey nemi terimi eklenirse, aynı senaryo altında kurak alanlar için üretilen gündüz yüzey sıcaklığı öngörüleri, terimi taşımayan sürümlere göre yukarı kayacaktır. İzlenecek işaret bu: yeni sürümlerin yayımlanmış kurak alan yüzey sıcaklığı çıktıları ile eski sürümlerin arasındaki fark. Bu arada elimizde olan müdahale daha sade: kabuğu ezen kullanımın nerede ve ne kadar yoğunlaştığı, ölçülebilir ve yönetilebilir bir değişken.[1]