Kıtlığın yeni ölçüsü süre
Çalışmanın 'ani enerji kıtlığı' dediği olay, rüzgâr ya da güneş üretiminin hızla düşüp uzun süre düşük kalması. Model, en düşük emisyon senaryosu SSP1-2.6 altında bile olay süresinin rüzgârda yüzde 25,6, güneşte yüzde 29,8, ikisinin birlikte düştüğü dönemlerde yüzde 155,7 arttığını hesaplıyor. Sayılar, iklim ve enerji sistemi varsayımlarına bağlı benzetimlerden geliyor.[1]
Bu süre farkı, üretim açığını yalnız daha çok kurulu güç ekleyerek kapatma hesabını değiştiriyor. Çalışma olayları karşılanamayan enerji, esneklik gereği ve elektrik gideriyle birlikte modellediği için asıl baskı, düşük üretimin ne kadar sürdüğünde toplanıyor. Aynı megavat, farklı hava örüntüsünde aynı dayanıklılığı vermiyor.[1]
Harita, şebeke kararına dönüşüyor
Araştırmacılar, küresel rüzgâr-güneş kurulu gücünün yaklaşık yüzde 70,8'inin olay sıklığı ya da süresindeki artışa açık olduğunu buldu. Risk santralden santrale değişiyor ve bu fark, yer seçimini iklim dayanıklılığının bir parçasına dönüştürüyor. Üretim haritası artık yıllık verimle birlikte eşzamanlı ve uzun süren düşük üretimi de ölçmeli.[1]
Stratejik yer seçimi riski azaltabilir; çalışmanın koyduğu sınır, etkinin iklim hedeflerine ve teknik potansiyelin gerçekten kullanılmasına bağlı olması. Bu nedenle karar, bir sonraki santralin konumunu farklı hava rejimlerini kapsayan bir portföyün esneklik gereğini önceden hesaplama işiyle birleştiriyor. İzlenecek sinyal, yeni projelerin ortalama üretim vaadinin yanında enerji kıtlığı süresini de açıklayıp açıklamadığıdır.[1]