Hızlanan çalışanın kararı

Gallup’un ABD çalışanlarıyla yaptığı araştırmada yapay zekâ kullananların %63’ü işini daha hızlı tamamladığını söylüyor. Hızlanan kullanıcıların %37’si de işvereninin kendisinden daha fazla sorumluluk istediğini bildiriyor. Bu iki yanıt birlikte okunmalı: Çalışanın kazandığı hız, işin nasıl bölüşüldüğüne ilişkin kararı ortadan kaldırmıyor. Benim sorum, teknolojiyle çalışmayı kolaylaştıran kişinin yeni görevler üzerinde ne kadar söz sahibi olduğu. Anket, bu kararın bütün çalışanlar için aynı koşullarda verilmediğini düşündüren somut farklar sunuyor.[1]

Burada ölçülen, çalışanların kendi değerlendirmesi. Ocak–mart döneminde toplanan yanıtlar, işte en az birkaç kez AI kullanmış 7845 kişiden geliyor. Çalışma saatlerinin ya da üretimin doğrudan ölçümü yapılmış değil. Üstelik kullanıcıların %47’si daha ilginç işlere zaman ayırabildiğini söylüyor. Bu kazanımı ciddiye almak gerekir. Yeni sorumluluk da çalışan için gelişme fırsatı olabilir. Anket, sorumluluğun terfiyle mi, daha ağır bir işle mi geldiğini belirlemiyor; çalışan adına otomatik bir mağduriyet sonucu çıkarmak da aynı ölçüde aceleci olur.[1]

Araca yaklaşmanın koşulları

Kullanıma erişim ise belirgin biçimde ayrışıyor. Günlük ya da haftalık kullanım üniversite mezunlarında %40, mezun olmayanlarda %17. Yöneticilerde %37, yönetici olmayan çalışanlarda %25. Dolayısıyla işyerine bir araç eklenmiş olması, herkesin o araca aynı yakınlıkta olduğu anlamına gelmiyor. Zaten bilgisayarla yürütülen bir işte deneme alanı daha geniş. Üretim, perakende satış ve sağlık destek işlerinde kullanmayanların oranı çok yüksek. Bu farkları yalnızca kişinin öğrenme isteğine yüklemek, işin yapısını ve erişim koşullarını görünmez kılar.[1]

İyi nitelikli işlerde bulunma oranı düzenli kullanıcılarda %52, seyrek kullananlarda %46, hiç kullanmayanlarda %32. Bu karşılaştırmayı AI’ın iş kalitesini yükselttiğinin kanıtı saymıyorum. Eğitim, yöneticilik ve sektör, hem iyi işlere hem araç kullanımına erişimi kolaylaştırabilir. Yine de dağılım bir yönetim sorusu doğuruyor: Eğitim zamanı, deneme olanağı ve karar yetkisi zaten avantajlı gruplarda yoğunlaşıyorsa, yeni aracın yaygınlaştırılması bu düzeni nasıl hesaba katıyor? Erişim kararını bireysel beceri yarışına çevirmek, başlangıç koşullarını tartışma dışına iter.[1]

Görüşün kararı değiştirmesi

Çalışanların %52’si yeni teknolojilerin benimsenmesinde istediğinden daha az söz sahibi olduğunu söylüyor. Bu oran bütün çalışanlara ait; yalnızca AI kullananların yanıtı değil. Benim için uygulamanın en somut açığı burada: Bir aracı deneme olanağı ile çalışma düzenini değiştirme yetkisi ayrı ayrı dağıtılıyor. İşverenin danışması, çalışanın seçimine hangi kararın açıldığını da içermeli. Hangi görevlerin değişeceği, ek sorumluluğun nasıl belirlendiği ve araç kullanmak için ayrılan zaman, görüş bildirmenin karşılığı olan somut konular.[1]

Bir ekipte AI kullanımını artırmayı öneren yöneticiye ilk sorum, çalışanların hangi kararı değiştirebildiği olur. Aracın işe yaradığını söyleyenlerin deneyimini koruyan bir uygulama, yeni görevleri de görüşmeye açmalı. Daha hızlı çalışmak isteyen kişi, bunun daha çok sorumlulukla eşleşmesini isteyebilir; isteği açıkça sorulmalı. Gallup’un verileri tek bir doğru görev düzeni tarif etmiyor. Benim tercihimi belirleyen, hız kazanımıyla birlikte seçim hakkının da genişlemesi. Bunun günlük karşılığı, görev değişikliğinin çalışanla konuşulması ve itirazın karar üzerinde karşılık bulmasıdır.[1]