Geri alıma ayrılan nakit
Sandisk’in sekize bir bölünmesinde her mevcut hisseye yedi yenisi ekleniyor. Ortaklık oranları ve şirketin toplam piyasa değeri aynı kalıyor; bölünmeye göre düzeltilmiş işlemlerin 20 Kasım’da başlaması planlanıyor. Sermaye açısından ağırlıklı karar, çeyrekte hisse geri alımına harcanan 5 milyar dolar. Bu ödemeyi, yönetimin nakit üretiminin kalıcılığına duyduğu güven üzerinden okuyorum. Hisse sayısını azaltmak, şirketin elinde tutabileceği parayı harcamayı gerektiriyor. Hisse adedini bölünmeyle artırmak ise böyle bir kaynak ayırmayı gerektirmiyor.[1]
Açıklanan nakit tablosu dar bir karşılaştırmaya izin veriyor. Faaliyetlerden sağlanan 6.363 milyon dolardan maddi duran varlık alımlarına giden 54 milyon dolar çıkarıldığında, şirketin tanımıyla 6.309 milyon dolar serbest nakit akışı kalıyor. Tamamlanan 5.000 milyon dolarlık geri alımı aynı çeyreğin bu tutarına bölmek yaklaşık yüzde 79,3 veriyor. Hesap, dönemi ve şirketin serbest nakit tanımını sabit tutuyor. Harcanan nakdi üretilen nakitle karşılaştırıyor; geri alımın her çeyrek tekrarlanacağını veya nakit dönüşümünün aynı kalacağını varsaymıyor.[1]
Ödemenin arkasında somut güç var: şirket, geri alıma harcadığından daha fazla serbest nakit üretti. Bununla birlikte Sandisk, ortaklık yatırımı Flash Ventures ile ilgili net işlemleri ve yeni iş modeli anlaşmalarındaki ön ödeme ile depozitoları hesaba kattıktan sonra 5.696 milyon dolarlık daha düşük bir düzeltilmiş serbest nakit tutarı da açıklıyor. Düzenli tekrarlanabilecek nakdi hesaplamaya çalışan hissedar için bu düzeltme önemli. Yönetimin kalıcı nakit üretimi değerlendirmesi güçlü yorumu oluşturuyor; ödemelerin ve tahsilatın zamanlaması ise herhangi bir çeyreğin sonucunun bir bölümünü açıklayabilecek başka bir etken.[1]
Nakdi üreten işlerin bileşimi
Sandisk, 2027 mali yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 11,03 milyar dolar gelir ve hisse başına 49,51 dolar düzeltilmiş kâr açıkladı. Bu sonuçlar bugünkü kazanç düzeyini ortaya koyuyor. Şirketin karşılaştırmasında gelir, önceki çeyreğe göre yüzde 23, önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 378 artıyor. Yıllık karşılaştırma büyümenin boyutunu, ardışık karşılaştırma ise en son hızını anlatıyor. Değerleme varsayımında hangi dönemin esas alındığı, büyümenin devamına yüklenen beklentiyi de değiştiriyor.[1], [2]
İşlerin bileşimi hızla değişiyor. Veri merkezi geliri önceki çeyreğe göre yüzde 61 artarak 4.802 milyon dolara çıkarken tüketici geliri yüzde 29 gerileyerek 397 milyon dolara indi. Bu ayrışma, gelecekte sermaye kullanımına ayrılabilecek nakit açısından veri merkezi harcamalarının kalıcılığını önemli kılıyor. Geliri satış fiyatı, miktar ve her pazarın kendi içindeki ürün bileşimi birlikte etkileyebilir. Veri merkezi büyüme hızını kalıcı rekabet üstünlüğü varsayımına dönüştürmeden önce bu etkenlerin katkısını ayırmak isterim.[1]
Muhasebe karşılaştırması da kolay bir yoruma elvermiyor. Genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre net kâr 8.101 milyon dolar; düzeltilmiş net kâr 7.624 milyon dolar. Uzlaştırma tablosu, başka düzeltmelerin yanında hisse senedi yatırımlarından gelen 513 milyon dolarlık kazancı çıkarıyor. Burada düzeltilmiş kâr daha düşük. Geri alım açısından benim ayırdığım, muhasebe kârı ile yatırım harcamalarının ardından gerçekten üretilen nakit. İki kâr tanımı da tek başına aynı geri alımı tekrarlamak için elde kalacak parayı ölçmüyor.[1]
Yönetim gelecek çeyrek için 12,2 milyar dolar ile 12,6 milyar dolar gelir ve hisse başına 55–57 dolar düzeltilmiş kâr bekliyor; tutarlar bölünme öncesine ait. Temkinli yoruma karşı en güçlü sav, nakit üreten faaliyetlerin hâlâ büyümesi. Bu olasılığı kabul ediyorum. Değerleme varsayımım, yeniden yatırım ve tahsilat zamanlamasının etkilerinden sonra bu nakdin ne kadar süre üretilebileceği. Süren bir geri alım, aynı paranın faaliyetlerle yeniden kazanılmasını gerektiriyor; açıklanan hisse bölünmesi bu işi kolaylaştırmıyor.[1]