Faizden önceki nakit
Saltire’ın 15,8 milyon dolarlık düzeltilmiş serbest nakit akışı, Drilling Tools’un satın alma hesabındaki en kullanışlı görünen rakam. Fakat bu rakamın içinde satın alma borcunun faizi yok. Şirketin tanımı, düzeltilmiş FAVÖK’ten brüt sermaye harcamalarını çıkarıyor. Yaklaşık 80 milyon dolarlık nakit bedelin yeni borç ve mevcut kredi imkânıyla finanse edilmesi planlanırken, bu tanım işletmenin yatırım sonrasındaki kazanç kapasitesini gösteriyor; alacaklılara ödeme yapıldıktan sonra hissedara kalan parayı göstermiyor.[1]
Bu ayrımın nedeni hesabın başlangıç noktası. FAVÖK, faiz giderini zaten dışarıda bırakıyor; sermaye harcamasını düşmek o gideri geri getirmiyor. Benim bu işlemde baktığım köprü, hedef şirketin açıklanan faaliyet kapasitesinden birleşik şirketin borç yükü sonrasındaki nakdine uzanıyor. 15,8 milyon doları bu köprünün sonuna yerleştirmek, finansman maliyetini sıfır kabul etmek olur. Finansman koşullarıyla birlikte hesaplanan nakit, aynı tutar kadar rahat bir sonuç vermek zorunda değil.[1]
Yıllıklandırılmış marjın yükü
İkinci hassasiyet dönemin kendisi. Saltire için 50,4 milyon dolar gelir, 22,5 milyon dolar düzeltilmiş FAVÖK ve %45 marj açıklanıyor. Bunlar son aylık performanstan üretilmiş yıllıklandırılmış tahminler. Tamamlanmış bir yılın nakit tablosuyla aynı ağırlığı taşımıyorlar. Güçlü son ayların aynı hızda sürmesi satın alma hesabını destekler; dönemsel talep veya yatırım ihtiyacındaki değişim ise bu başlangıç noktasını oynatır. Yüksek marj, tek başına borç ödemesine ayrılabilecek tutarı sabitlemez.[1]
Doğu yarımküre gelir payının yaklaşık %18’den işlem sonrası varsayımsal hesapta %40’a çıkması yönetimin beklentisi. Saltire’ın müşteri kitlesiyle mevcut müşteri ağı arasındaki örtüşme sınırlı. Bu, mevcut araçları yeni müşterilere ulaştırmak için somut bir ortak satış kanalı sağlıyor. Coğrafi büyümenin karşı tarafında ise yeni müşteri için gerekli ekipman ve işletme sermayesi bulunuyor. Gelir payındaki artışı doğrudan nakit kazancı diye değerlemem: ortak satışın ekonomik katkısı, satış tutarının yanında ona ayrılan sermayenin de hesaba katılmasına bağlı.[1]
Sabit pay, değişken değer
Bedelin diğer ayağında sabit 17,4 milyon hisse var. Şirketin sözleşmesinde kapanış öncesindeki 20 işlem gününün ortalama fiyatı hisselerin dolar değerini belirliyor, fakat verilecek pay sayısını değiştirmiyor. Böylece satın alma bedelinin hisse kısmı fiyatla birlikte değer değiştirirken, mevcut ortakların paylaşacağı yeni pay sayısı sabit kalıyor. Satıcı Loggie ailesinin birleşik şirkette yaklaşık %30 paya ulaşması bekleniyor. Bu yapı satıcıyı sonraki performansa ortak ediyor; nakit borcun yükünü ortadan kaldırmıyor.[1]
Satın almanın hesabı benim için bu iki taahhüdün aynı tabloda görünmesiyle anlam kazanıyor: sabit yeni paylar ve faiz taşıyan nakit finansmanı. Yönetimin yüksek marjlı, tamamlayıcı müşteri ağı iddiası güçlü bir işletme gerekçesi olabilir. Ama fiyatın karşılığını belirleyen ölçü, yıllıklandırılmış FAVÖK’ün büyüklüğünden çok sermaye harcaması ve finansmandan sonra kalan nakit. İşlem sözleşmesi satış hikâyesini tarif ediyor; 15,8 milyon dolarlık ölçümün sınırı ise bu hikâyeyi hissedar nakdine çevirirken hangi maliyetin ayrıca düşülmesi gerektiğini gösteriyor.[1]