Ek gelirin giderlerden sonra kalan bölümü
Citizens’ın üçüncü çeyrek sonuçlarında benim başlangıç noktam, 204 milyon dolarlık ilave gelirin ne kadarının gider artışından sonra kaldığı. Geçen yılın aynı dönemine göre gelir 2,118 milyar dolardan 2,322 milyar dolara çıkarken faiz dışı giderler 58 milyon dolar artarak 1,393 milyar dolara ulaştı. Aradaki 146 milyon dolarlık fark, şirketin karşılık öncesi kârını 783 milyon dolardan 929 milyon dolara taşıyor. Gelirin yaklaşık yüzde 10, giderlerin yüzde 4 büyümesi, yeni gelirin daha büyük bölümünü kredi zararları ve vergiler öncesindeki sonuca bırakıyor. Ortak açısından kâr artışının ilk açıklaması bu faaliyet kaldıracı.[1]
Karşılık öncesi kâr, şirketin GAAP dışı ölçüsü; hesabı burada gelir eksi faiz dışı gider. Net kâr veya dağıtılabilir nakit anlamına gelmiyor. Gelir artışının 187 milyon doları net faiz gelirinden geldi: bu kalem 1,488 milyar dolardan 1,675 milyar dolara yükseldi. Faiz dışı gelirdeki artış ise 17 milyon dolar oldu. Dolayısıyla toplam sonucun bileşimi önemli; ücret gelirleri tek başına büyümeyi açıklamıyor. Vergi eşdeğerli net faiz marjının yüzde 3,00’ten yüzde 3,19’a çıkması bu çeyrekteki faiz geliri iyileşmesine eşlik ediyor. Bu tabloyu yeni gelirin gider tabanına göre daha hızlı büyüdüğü bir şirket hesabı olarak okuyorum.[1]
Kredi zararı karşılığının 154 milyon dolardan 125 milyon dolara gerilemesi de sonucu destekledi. Vergi oranı yüzde 21,4’ten yüzde 20,9’a indi. Bu nedenle adi pay sahiplerine kalan kârın 457 milyon dolardan 599 milyon dolara çıkışını yalnızca faaliyet kaldıracına bağlamak eksik olur. Daha düşük karşılık ve vergi yükü de aynı hesabın parçaları. Faaliyet kaldıracının kalıcı bir üstünlük olduğuna alternatif açıklama, bu çeyrekteki gelir bileşiminin ve kredi maliyetinin geçici olarak elverişli olması. Benim çıkardığım sonuç daha dar: açıklanan dönemde ek gelir, ek gideri belirgin biçimde aştı; aynı farkın her çeyrekte korunacağı bu sonuçtan çıkmıyor.[1]
Hisse sayısının katkısı ve sermaye tercihi
Hisse başına kârın yüzde 34 artarak 1,41 dolara çıkması, adi pay sahiplerine kalan kârdaki yüzde 31 artıştan biraz daha hızlı. Seyreltilmiş ortalama hisse sayısı 435,5 milyondan 425,7 milyona düştü. Yeni kârı eski hisse sayısına böldüğümde 599 milyon dolar / 435,5 milyon hisse yaklaşık 1,38 dolar ediyor. Açıklanan yeni ortalama hisse sayısıyla sonuç yaklaşık 1,41 dolar. Yuvarlanmış açıklama tutarlarıyla yapılan bu sabit payda hesabı, azalan hisse sayısının yaklaşık üç sentlik ek katkısını ayırıyor. Kâr büyümesi ana etken; payda değişimi bunun üzerine ekleniyor.[1]
Bu hesap hisse sayısındaki bütün değişimi tek çeyreğin geri alımına bağlamıyor. Açıklanan ortalama payda, dönem içindeki hisse hareketlerinin ağırlıklı sonucudur. Citizens bu çeyrekte 125 milyon dolarlık hisse geri aldı ve 197 milyon dolar adi pay temettüsü ödedi. Toplam 322 milyon dolarlık dağıtım, gerçekleşmiş sermaye kullanımı. Yönetim kurulu ayrıca kalan geri alım kapasitesini 1,95 milyar dolara çıkardı ve üç aylık temettüyü 0,52 dolara yükseltti. Kullanılmamış geri alım yetkisiyle yapılmış geri alımın hisse başına kâra etkisini aynı haneye yazmıyorum; yetkinin ne kadarının ve hangi fiyatla kullanıldığı ayrı bir sermaye kararı.[1]
Sermayenin diğer yüzünde maddi defter değeri var. Hisse başına tutar ikinci çeyrekteki 38,29 dolardan 35,78 dolara indi; banka uzun vadeli faizlerin menkul kıymet ve swap portföyüne olumsuz etkisini belirtiyor. Ön tahmini çekirdek sermaye oranı ise yüzde 10,4’ten yüzde 10,5’e çıktı. Kâr, maddi defter değeri ve düzenleyici sermaye aynı ölçü değil; güçlü çeyrek kârı üçünü aynı yönde hareket ettirmedi. Citizens’ta ortaklara kalan artışı açıklayan temel ilişki, gelirin giderlerden hızlı büyümesi. Bunun pay başına yansımasını değerlendirmede ise fiilen dağıtılan sermaye ve gerçekleşen ortalama hisse sayısı, yeni yetkinin büyüklüğünden daha somut karşılaştırmalar sağlıyor.[1]