Cuma günü ne değişti?
Venezuela hükûmeti ile muhalefeti, Bank of England'da tutulan yaklaşık 31 ton altının iadesini istemekte anlaştı; yaklaşık 4,4 milyar dolar değerindeki külçelerden gelecek paranın haziran depremlerinin ardından yeniden inşaya gideceğini bildirdiler. Külçeler 2018'den beri dondurulmuş durumda. Birleşik Krallık o tarihte Nicolás Maduro yerine Juan Guaidó'yu tanımış, İngiliz mahkemeleri de hangi merkez bankası kurulunun rezervler üzerinde yetkili olduğunu yıllarca tartışmıştı.[1]
Bunların hiçbiri bir onsu bile yerinden oynatmıyor. Threadneedle Street'in altındaki kasada perşembe günkü külçeler duruyor; değişen, onları kimin istediği. Bir metal sahibinin gerçekte ne teslim edebileceğini çoğu zaman jeoloji, işleme ve taşıma belirler. Burada hukuki mülkiyet belirliyor ve külçeleri yaklaşık sekiz yıldır yerinde tutan da bu.[1]
Talebin büyüklüğü
Venezuela, Uluslararası Para Fonu'na en son 2018'de yaklaşık 161 tonluk altın varlığı bildirdi; Londra'daki külçeler bu miktarın kabaca beşte birine denk geliyor. Haziran depremleri 6.000'den fazla kişinin ölümüne yol açtı, evlere, hastanelere ve altyapıya zarar verdi. Merkez bankası, malların dağıtımındaki aksamanın temmuzda enflasyonu yukarı çektiğini bildirdi.[1]
Bu tutar, altının fiyatından çok sahibi olan ülke için önemli. Spot altın yüzde 0,5 gerileyerek ons başına 4.330,70 dolar oldu ve haftayı ekside kapatmaya yöneldi; hareketi faiz beklentileri belirledi. Kasada zaten duran külçeler üzerindeki bir talep, maden üretimine de rafineri hacmine de bir şey eklemez; yalnızca onları hangi bilançonun harcayabileceğini değiştirir.[1], [2]
Metalin hareket ettiğini ne gösterir?
İzlenecek gösterge dar. Bank of England, iki tarafın da kabul ettiği bir kuruldan gelen devir ya da satış talimatını uygular ve Venezuela'nın bildirdiği altın varlığı 31 ton artarsa talep paraya dönüşmüş olur. Böyle bir talimat uygulanana kadar varılan anlaşma, hukuki uyuşmazlıkta bir pozisyon olarak kalır.[1]
Bunun tıkalı kalmasının en olası nedeni, onu en başta tıkayan nedendir: rezervlerin mülkiyeti, ne varılan uzlaşmanın ne de Kral Charles'a yapılan çağrının kendiliğinden çözdüğü bir tanıma sorusuna bağlı. Öteki okuma şudur: uyuşmazlık baştan beri bankanın hangi talimatı güvenle uygulayabileceğiyle ilgiliydi ve ortak talimat tam da bu riski ortadan kaldırır. O durumda devir hızlı gelebilir ve gecikmenin nedeni hukuktan çok siyaset çıkar.[1]