Aynı ankette iki ayrı yön
Temmuz anketinde bileşik ölçü 0,1 puan artışla yüzde 54,1 oldu. Bu sakin başlığın altında iki kalem ters yöne gitti: fiyat endeksi 2,6 puan artarak yüzde 70,3'e çıkarken istihdam endeksi 3,8 puan gerileyerek yüzde 47,4'e indi. İş etkinliği yüzde 59,1, yeni siparişler yüzde 57,2 ile genişleme bölgesinde kaldı.[1]
Bu ölçünün ne sayıp ne saymadığını baştan söylemek gerekir. İstihdam endeksi bir yayılım ölçüsüdür: çalışan sayısını ölçmez, personelini artıran ve azaltan firmaların oranını ölçer. Yüzde 47,4 bir istihdam kaybı rakamı vermez; personelini azaltan firmaların artıranlardan fazla olduğunu söyler. Dolayısıyla buradan çıkarılabilecek dürüst iddia, işe alım kararlarının yönü hakkındadır. Kaç hanenin geliri düştüğü bu anketten okunamaz.[1]
Gider kime yazılıyor?
Katılımcı yorumları giderin kaynağını adlandırıyor. Ulaştırma tarafındaki firma, fiyatların başlıca yakıt ve işgücü giderleriyle artmayı sürdürdüğünü söylüyor; inşaat tarafındaki firma, indirimlere karşın satışların gerilediğini ve gider baskısının her cepheden geldiğini aktarıyor. Yani firmalar hem girdi giderini hem ücret kalemini aynı anda taşıyor ve fiyat endeksi beş ayın dördüncüsünde yüzde 70 eşiğini aşmış durumda.[1]
Bir firma girdi giderini fiyata yansıtabiliyorsa ve buna karşın personelini azaltıyorsa, uyum önce işe alım kararında görünür, marja ancak sonra dokunur. Ücreti ödenen kişi sayısı, fiyatı ödeyen hane sayısından daha hızlı kısılır. Bu okumanın alternatifi de var: istihdam endeksi oynak bir seridir ve tek aylık bir hareket mevsimsel olabilir. Ayırt edici gözlem, önümüzdeki ayın anketinde fiyat endeksi yüzde 70 eşiğinin üzerinde kalırken istihdam endeksinin 50 eşiğine dönüp dönmediğidir.[1]