Eşik ve altındaki eğim
Güney Kore'de hane halkı borcu mart sonunda 1.993 trilyon wondu; bu, geçen yıl sonuna göre 14 trilyon won artış ve üst üste yedinci çeyreklik yükseliş demek. Tüm finans kuruluşlarındaki hane halkı kredi stokunun ikinci çeyrekte en az 21 trilyon won arttığı tahmin ediliyor; bu da toplamı ilk kez 2.000 trilyon wonun, yani 1,41 trilyon dolar sınırının üzerine taşıyor. Aritmetiğin kendisinde çarpıcı bir yan yok. Dikkati hak eden, seviye tırmanmayı sürdürürken artış hızının üst üste ikinci çeyrek yavaşlaması: borcu daha yavaş yüklenen, ama yüklenmeyi sürdüren bir sistem.[1]
Soru bileşimde duruyor. Konut piyasasını soğutmaya dönük hükümet önlemleri konut talebini zayıflatmadı; hisse almak için alınan krediler de borsadaki yükselişle birlikte tırmandı. 2025'in tamamında hane halkı borcu 56,1 trilyon won, yani yüzde 2,9 arttı; bu 2021'den bu yana en hızlı artıştı. Yani marjda iş gören iki tür teminat var ve hava döndüğünde farklı davranıyorlar. Konutun fiyatı el değiştirdiğinde belli olur. Hisse ise her seansta fiyatlanır.[1]
Bu teminat geçen ay ne yaptı
İkinci tür teminat, sert bir çeyreği daha yeni geride bıraktı. Kore piyasası geçen ay, yapay zekâ yatırımlarının kârlılığına ve bu kuşkuların çip talebi için ne anlama geldiğine dair sorularla çöktü, ardından toparlandı: Kospi bu ay yüzde 6, teknoloji ağırlıklı Kosdaq yüzde 20 yükseldi. Açığa satış toparlanmayla birlikte geri çekilmedi. Korea Exchange verilerine göre açığa satış stoku salı günü yaklaşık 19 trilyon won, yani 13,4 milyar dolar düzeyine ulaştı; bu, bir ay öncesindeki 16,73 trilyon wonun yüzde 14 üzerinde. Seri şubat sonunda 15 trilyon won, mart başında 12 trilyon won, haziran başında 23 trilyon wondu.[2]
İkisini yan yana koyunca, konut kredisi defterinde bulunmayan bir aktarım kanalı beliriyor. Borç hisseyle teminatlandırıldığında düşüş, hane bilançosuna kapanış fiyatının hızıyla ulaşır: teminat değeri geriler, tamamlama istenir ve bunu karşılamanın en ucuz yolu, düşen hisseyi satmaktır. Temmuz, piyasanın haftalar içinde o kadar yol alabildiğini gösterdi; artan açığa satış stoku ise katılımcıların hatırı sayılır bir bölümünün toparlanmayı bitmiş saymadığını söylüyor. Öteki okumayı da yüksek sesle söylemek gerek: açığa satış, yön almak kadar korunma ve arbitraj için de artar; ayrıca veriler 21 trilyon wonun ne kadarının konut yerine hisse teminatlı olduğunu göstermiyor. Artışta konut hâlâ baskınsa, hisseye duyarlı dilim soğurulabilecek kadar küçük olabilir.[1], [2]
Tamponlar ve sınama
Telaşa karşı sayılabilecek birkaç tampon var. Hane halkı borcundaki artış üst üste iki çeyrek yavaşladı; yani stok yeni bir zirveye çıkarken akım yavaşlıyor. Soğutma önlemleri hâlihazırda yürürlükte. Açığa satış stoku 19 trilyon wonla haziran başındaki 23 trilyon wonun altında; yani pozisyonlanma kendi uç noktasında değil. Üstelik geçen ayki satış dalgası, hane halkı borcunda bildirilen bir gerginlik yaratmadan gelip geçti; bu, tamponun o genlikte bir kez dayandığının kanıtı. Bunların hiçbiri riski sınırlandırmıyor. Yalnızca bu konuda ne kadar yüksek sesle konuşmaya hakkımız olduğunu sınırlandırıyor.[1], [2]
O halde yanlışlanabilir hâli şu. Kospi bu ayki yüzde 6'lık yükselişi üçüncü çeyrek kapanmadan geri verirse, hane halkı borcundaki çeyreklik artış ikinci çeyrek için tahmin edilen 21 trilyon wonun altında kalmalı ve yavaşlama, konut kredilerinden çok hisse teminatlı kredilerde yoğunlaşmalı. Toplam bunun yerine bir hisse düşüşüne rağmen ikinci çeyreğin hızıyla artmayı sürdürürse, hisse teminatlı bölüm bu okumanın varsaydığından küçük demektir ve izlenecek yer teminat kanalı olmaktan çıkar. Her iki durumda da yanıtı üçüncü çeyrek hane halkı borcu verileri veriyor.[1], [2]