Değişen ilk şey sayımdı

Ocak ayında yayımlanan Census Bureau verileri, uluslararası net göçü 2026 ortasında tahmini 321.000 kişi olarak veriyor; 2024'teki zirve 2,7 milyon kişiydi. Brookings aynı eğilimi bu yıl eksiye dönebilecek biçimde okuyor. Manşet işsizlik oranı ise neredeyse kımıldamadı: son veride yüzde 4,1. Altında, Moody's'ten Mark Zandi, mevsimsellikten arındırılmamış verinin on iki aylık hareketli ortalamasıyla yurt dışı doğumluların işsizliğinin 2025 yılının ekim ayında ABD doğumluların altına düştüğünü saptadı.[1]

Göçmen işgücü küçüldüğünde göçmen işsizliği kendiliğinden geriler; pay ile birlikte payda da daralır. ABD doğumlu taraftaki artış ise başka bir açıklama gerektiriyor ve Zandi önce en yalın olanını veriyor: işgücü talebi genel olarak düşüyor ve işgücündeki payı büyüyen kesim bu düşüşün daha büyüğünü üstleniyor. İki hareketin hiçbiri, tek başına, bir haneye daha iyi ücret alıp almadığını söylemiyor.[1]

Hangi işler boşaldı, hangi ücretle?

İnşaat, kamyon taşımacılığı, doğal kaynaklar ile sağlık ve kişisel bakım işlerinde yurt dışı doğumlu çalışanlar 2025'te ABD doğumlulara göre daha yoğundu; bunu Bureau of Labor Statistics bildiriyor. Aynı veri, tam zamanlı ücretli yurt dışı doğumluların medyan haftalık kazancının ABD doğumluların kazancının yüzde 85,7'si olduğunu gösteriyor. İki bulgu aynı işleri iki yönden anlatıyor: boşalan yerlerin nerede olduğunu ve o yerleri dolduranlara ne ödendiğini.[1]

Zandi'nin bu yerlerin neden boş kaldığına dair açıklaması isteklilikten çok ücret ve çalışma koşullarından geçiyor. ABD doğumlu çalışanların bu işleri kabul edeceğini, ancak bunun için çok daha yüksek ücret gerektiğini söylüyor; o ücret de işi yapan işletmeler için üretimi ekonomik olmaktan çıkarıyor. Paranın tek başına çözmediği ikinci bir kısıt daha ekliyor: bu işlerin çoğu konut ve hizmetlerin kıt olduğu uzak bölgelerde ve gereken beceriler onlarca yıldır göçmen işgücünün içinde tutuluyor. Elde tutulmayı hak eden başka bir okuma da var: işgücü talebi her yerde geriliyorsa boş yerler beklemek yerine kapanıyor olabilir ve ABD doğumluların işsizliğindeki artış, kimin ayrıldığıyla pek ilgisi olmayan konjonktürel bir rakama dönüşür.[1]

Ücreti gerçekten artan kim

Beyaz Saray savını doğrudan kuruyor. Sözcü Kush Desai, inşaat, imalat, ulaştırma ve depolamada reel ücretlerin genel ücret artışının çok üzerinde yükseldiğini söylüyor. New York Fed'in mayıs raporu bunun bir bölümünü destekliyor: kamu yönetimi, inşaat ve madencilikte ücret artışı var ve banka bunu hem veri merkezi inşaatına hem de politikaya bağlıyor, inşaatın göçmen işgücüne dayandığını not ediyor. Aynı rapor, 2022'den bu yana sanayilerin çoğunda ücret artışının birlikte gerilediğini buluyor.[1]

Kazançlar gerçek ve dar: dört sektöre karşılık 2022'den bu yana süren genel bir gerileme. Manşet oranın sakladığı dağılım tam olarak budur ve bu köşe daha önce de aynı yerdeydi; 7 Ağustos'ta düşen bir işsizlik oranı, katılım ile geçici işten çıkarmalar altında ayrı yönlere gittiği için işini kaybedenlerin durumu hakkında hiçbir şey söylemiyordu. Aynı sınama şimdi de geçerli. ABD doğumluların işsizliği yükselmeyi sürdürürken manşet yüzde 4,1 dolayında kalırsa, yılın kalanında izlenecek rakam aylık seride ABD doğumlu ve yurt dışı doğumlu oranları arasındaki fark olur. Zandi, politika bileşiminin durgunluk içinde enflasyon üreteceğini bekliyor: fiyatlar yükselirken üretim onu izlemiyor.[1], [2]