Sayıların anlattığı kabiliyet
Dört A400M’den inen 600 Britanyalı ve Fransız paraşütçü, Rhino Titan’ın görünen gücü. Bu ölçekte ortak bir hava indirme faaliyeti, iki ülkenin personelini aynı görevde buluşturuyor. Benim için tatbikatın askerî açıdan önemli tercihi ise karşılarına konan düşman: dronlar ve elektronik harp sistemleri kullanıyor. Uçaktan inme becerisi, bu senaryoda daha geniş bir sınamanın başlangıcı. Hava indirme gücünün değeri, karşısındaki tehdide uygun eğitimle birlikte tartılmalı.[1]
Sennelager’de 16. Hava Hücum Tugayı’na verilen görev NATO topraklarını savunmaktı. Tugay komutanı Ed Cartwright, dron ve elektronik harp kullanan düşmanı çağdaş savaş alanında karşılaşmaları beklenen koşullarla ilişkilendirdi. Bu tercih, hazırlık tartışmasını doğrudan görevle buluşturuyor. Büyük bir atlayışın düzenlenebilmesiyle, birliğin bu tehditler altında görevini sürdürebilmesi farklı sınamalar gerektiriyor. Eğitim senaryosunun bu ikinci soruyu içermesi, bence açıklanan sayılardan daha değerli.[1]
Yaklaşık 2.500 personel bütün tatbikatı, 600 paraşütçü ise hava indirme unsurunu anlatıyor. Dört uçak da bu atlayışın taşıma aracını gösteriyor. Bu sayılarla tugayın tamamına ilişkin bir hazırlık oranı hesaplanamaz. Benim çıkardığım daha dar sonuç, Britanya ve Fransa’nın önemli büyüklükte bir hava indirme faaliyetini ortak eğitimde birleştirmesi. Birliklerin dron ve elektronik harp baskısı altında ne ölçüde başarılı olduğu ise sonuç ölçümleri gerektiriyor.[1]
Müttefiklere görünen güç
Savunma Bakanı Wes Streeting, Fransız ve Alman müttefiklerle yapılan eğitimi NATO savunması için hızla büyük ölçekli hava indirme gücü ulaştırma yeteneğinin göstergesi olarak sundu. Askerlerle özel teçhizatın birleşmesini de caydırıcılığa bağladı. Burada müttefiklerin görebildiği somut unsur ortak eğitim. Benim değerlendirmem, faaliyetin önce birlikte görev yapma iradesini ve eğitimde bir araya getirilen gücü görünür kıldığı. Hasmın hesabının değişmesi daha ileri bir sonuç.[1]
En güçlü karşı okuma, Rhino Titan’ın müttefiklere güven vermeyi amaçlayan olağan bir savunma tatbikatı olması. Açıklanan savunma görevi bu okumayla uyumlu. Dron ve elektronik harp senaryosu da saldırı hazırlığına ilişkin bir hüküm gerektirmiyor; eğitimdeki düşmanın ne yapabildiğini tarif ediyor. Tatbikatın büyüklüğünden siyasi niyet çıkarmak, kabiliyet hesabına açıklanmamış bir varsayım ekliyor. Streeting’in caydırıcılık değerlendirmesini bu yüzden bir amaç beyanı olarak okuyorum.[1]
Rhino Titan’da önem verdiğim bağlantı, toplu hava indirme ile çağdaş tehdidi aynı eğitim görevinin içine almak. Hazırlık açısından anlamlı devam sorusu, birliklerin bu koşullarda görevi hangi sonuçlarla tamamladığı. Buna ilişkin bir değerlendirmede görev başarısı ve senaryonun uygulandığı koşullar, katılan asker sayısından daha açıklayıcı. Şimdiki askerî hükmüm sınırlı ama somut: tatbikatın seçtiği sorun yerinde; çözümün ne kadar işe yaradığını açıklanan büyüklükler üzerinden ölçemiyoruz.[1]