Oran sabit, kapsam değişken

Kanada’ya uygulanan yüzde 50 ek vergide 23 Ekim’de yapılan değişiklik, Washington’un baskıyı hangi ürünler üzerinden kurduğunu yeniden belirliyor. Kararnamenin birinci eki iki ayrı liste açıyor: bazı mallar kapsamdan çıkıyor, başkaları aynı orana giriyor. İkinci ek bu değişikliği ABD tarife cetveline işliyor. Benim için stratejik ayrıntı, oranın korunmasıyla ürün kapsamının değiştirilebilmesinin aynı metinde birleşmesi. Yönetim böylece belirli ABD üreticilerine kolaylık sağlarken Kanada’ya karşı kullandığı aracı yürürlükte tutuyor.[1]

Bu düzenleme 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338. Maddesine dayanıyor. Kanada’nın motorlu taşıt uygulamalarını ayrımcı sayan önceki başkanlık tespiti, metnin gerekçesi olarak korunuyor. Yeni kapsam 30 Ekim’de tüketim için gümrüğe giren veya antrepodan çekilen mallarda uygulanıyor. Kararnamenin 232. Madde vergilerini ek yük olarak koruması da önemli: bir ürünün bu listeden çıkarılması, o ürüne uygulanan bütün gümrük yüklerinin kalktığını göstermiyor. Aynı nedenle tek bir muafiyet başlığı, ithalatçının toplam yükümlülüğünü açıklamaya yetmiyor.[1]

Ürün sınırının idari bir tarafı var. Birinci ek, açıklayıcı ürün adlarının kapsamı belirlemediğini ve tarife pozisyonlarıyla ilgili soruların ABD Gümrük ve Sınır Koruma idaresine (CBP) yöneltilmesini söylüyor. Kararname de uygulama talimatlarını CBP’ye bırakıyor; hazine ve ticaretten sorumlu makamlarla ABD ticaret temsilcisi istişare zincirinde yer alıyor. Kanada’daki bir tedarikçi açısından ABD pazarına girişin maliyeti, ürününün hangi tarife pozisyonuna girdiğiyle bağlantılı. Siyasi açıklamanın şirket davranışına uzanan somut yolu bu sınıflandırma ve tahsilat mekanizması.[1]

Muafiyetin uygulama yolu

Kararname, tarife cetvelindeki gerekli teknik düzeltmelerin Federal Register üzerinden yapılmasını da öngörüyor. Kanunun aradığı uygulama onayları bakımından başkanın yetkisi ticaret temsilcisine devrediliyor. Bu dağılım, kapsamın her ayrıntısının yeni bir liderler zirvesini beklemesine gerek bırakmayan bir idari düzen kuruyor. Buradan kurumların sınırsız hareket edebildiği sonucu çıkmaz: metin, yetkileri mevcut kanunlara ve istişare koşullarına bağlıyor. Yetki haritasını okumak, muafiyetin hangi kapıdan uygulanacağını anlamak bakımından diplomatik söylem kadar gerekli.[1]

Bu tercihin daha dar bir açıklaması da var: ABD’deki üreticilerin girdi sorunu ve seçim siyaseti. Reuters, Susan Collins’in Maine’deki çiftçiler ve şirketler için kolaylık istediğini aktarıyor; değişiklik 3 Kasım seçimlerinden önce yürürlüğe giriyor. Bu zamanlama, Kanada üzerinde incelikle tasarlanmış yeni bir strateji bulunduğunu tek başına kanıtlamaz. Ticari baskıyı yeniden ayarlamak ile içeride maliyeti düşürmek aynı işlemde birleşebilir. Muafiyetten yararlanan ABD üreticisi ile yeni listeye giren Kanadalı ihracatçının çıkarı da aynı yönde olmayabilir.[1]

Kararnamenin ortaya koyduğu güç, bu farklı çıkarları ürün cetvelinde yeniden dağıtabilmek. İhracatçı açısından ilk soru ürünün kapsamı, ithalatçı açısından diğer vergilerin durumu, kamu otoritesi açısından ise uygulama yetkisinin kimde olduğu. Bunlar tek bir tarife oranının gizlediği ayrı kararlar. Eklerin değişmesi ek verginin sona erdiği anlamına gelmiyor; hangi ticaret ilişkisinin ek maliyeti taşıdığını değiştiriyor. Ancak siparişlerin, tedarik zincirlerinin veya Kanada’nın müzakere tutumunun fiilen değiştiğini söylemek için bu imzalı metnin ötesinde uygulama verisi gerekiyor.[1]